(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.11.2003 tarih ve 2002/792-2003/1153 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 24.09.2001 tarihli kira sözleşmesi ile mülkiyeti ve tasarrufu davalıya ait, kullanım şekli free shop olan büroyu Amerikan Doları karşılığı kiraladığını, ancak aradan oniki aya yakın bir zaman geçmesine rağmen ruhsat verilemediği için müvekkilinin kiralananı işletmeye açamadığını, buna karşılık sekiz aylık kirasını düzenli olarak ödediğini ve Amerikan doları karşılığı teminat yatırdığını, davalının ruhsat verilemeyecek bir yeri kiraya vermek suretiyle müvekkili şirketin zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek ödenen kira bedeli ve teminat olarak yatırılan toplam 33.300 Amerikan doları karşılığı 55.628.249.400.-TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gümrük hattı dışı eşya satış mağazası yeri olarak inşa edilen altı adet mağaza yerinin açılması için gerekli iznin alınması üzerine ihale yapıldığını, ihale sonucu davacı ile düzenlenen kira sözleşmesinin 11. maddesinde, tesisin işletmeye açılabilmesi için gerekli olan tüm ruhsat ve izinlerin kiracı tarafından ilgili merciden alınacağının kararlaştırıldığını, ruhsat, izin ve müsaadeleri alamamak veya geç almanın kira bedelinin ödenmesini engellemeyeceğini, davacının kira sözleşmesinin 15. maddesi uyarınca mağaza yerini teslim edebileceği halde bunu yapmadığını, bu nedenlerle fesihten dolayı kira bedellerinin iadesini ve teminatı isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacının ileri sürdüğü hususların çözümünün kendisine bırakıldığı, ancak davacının çözümü sağlayamadığı, davalı tarafından kira bedellerinin tahsili için açılan davada da kira bedellerini ödemesine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasında yapılan Kira Sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca davacının ödediği kira bedellerinin istirdatını istemesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı teminat olarak yatırdığı paranın da kendisine ödenmesini istemiştir. Taraflar arasında yapılan Kira Sözleşmesinin 6. maddesi kesin teminatın iadesi şartlarını düzenlemektedir. Mahkemece, teminatın iadesi için maddede belirtilen koşulların davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, bu yöndeki taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre davacının yatırdığı teminat bedelinin iadesine yönelik istem hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacının bu hususa ilişkin istemi hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy