(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.04.2004 tarih ve 2001/1025-2004/507 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, yöneticilerin yasal olmayan yollarla para talep ettiklerini ve sonuçta da müvekkilinin usulsüz olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihraç kararının usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki delillere göre, davacının bilirkişi incelemesi yapılması için ücret yatırmış ise de inceleme günlerinde başvuru yapmadığı, bilirkişiye tebligat gideri yatırmadığı, telefonla bilgi verildiğini söylediği, bu suretle bir yıl davayı sürüncemede bıraktığı, ayrıca ihraca ilişkin ihtarnameler ve ihraç kararının usulüne uygun olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde, aidatlarını geciktiren ortaklara iki ihtarın yapılması gerektiği öngörülmüştür. Kooperatif anasözleşmenin 9. maddesinde de bu husus bu şekilde belirtilmiştir.
Ancak, davacıya yapılan ikinci ihtarda borcun ödenmesi için 1 ay yerine 30 gün süre verilmiş olup, bu husus Yasanın 27. maddesine ve anasözleşmenin 9. maddesine aykırıdır. Bu son ihtarın tebliğ edildiği aya göre de davacının aleyhine bir günlük eksik süre verilmesi nedeniyle geçersiz olan ikinci ihtarın bu özelliğinin gözden uzak tutularak, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy