(Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesince verilen 18.11.2002 tarih ve 2001/871-2002/1341 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2004 günde davacı avukatı Gökmen Başpınar ile davalı avukatı Mustafa Yılmaz gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti, bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki 05.02.2002 tarihli sözleşme ile Avrupa yakası transfer istasyonlarında toplanan ev ve sanayii atıklarının depo alanlarına taşınması işinin müvekkilince üstlenildiğini, sözleşme gereği yapılan iş bedellerinin 2001 yılı içinde ara hakedişlerle sözleşme ve eklerinde belirlenen fiyatlar üzerinden hesaplanıp ödenmesi gerekirken, davalı yanın işin niteliği ile bağdaşmayan Bayındırlık Yapım İşleri birim fiyatları esas alınarak yaptığı hesaplama ile Şubat-Mart ayları hakedişlerinde kesinti yaptığını, müvekkilinin üstlendiği işin yapım işi olmayıp atipik sözleşme niteliğinde bulunduğunu, bu nedenle sözleşmeye esas keşif özeti cetvelinde belirlenen fiyatlar esas alınarak ihaleye girildiğinden sözleşmenin imzalanmasından sonra açıklanan Bayındırlık Bakanlığı Yapım işleri katsayılarına göre hakedişlerde kesinti yapılmasının sözleşmeye aykırı olduğu gibi, sözleşmede davalıya ait araçların kullanılması nedeniyle araç kira bedeli ödeneceğine ilişkin bir hüküm olmamasına rağmen kira bedeli adı altında yapılan kesintinin de yersiz olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5 milyar TL.'nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin imzalandığı sırada Bayındırlık İşleri, birim fiyatları belli olmadığından 2000 yılına ait fiyatlar 1999-2000 yılı arası Tefe-Tüfe oranlarının 2001 yılı fiyatlarına yansıtılan katsayı oranı esas alınarak ilk hakedişin düzenlediğini, daha sonra açıklanan Bayındırlık Birim fiyat katsayı artışına göre düzenlenen hakedişe göre kesinti ve ödeme yapıldığını, uygulamanın sözleşmenin 2/H maddesi esas alınarak yapıldığını, idare araçlarının kiralanması yönünde tereddüt olması nedeniyle sözleşmeye kira bedeli konulmadığını, ancak yükleyici tarafından kullanılan araçlar için kira bedelinin hakedişten kesilmesinin normal olduğunu, kaldı ki bu kalemin Bayındırlık Genel Şartnamesini 20. maddesindeki fiyatı belli olmayan işler maddesi gereğince Özel İdari Şartnamesi'nin 12. maddesine uygun alarak kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna atıf yapılarak, 01.01.2001-31.12.2001 dönemini kapsayan çöp toplama ve taşıma işine ait sözleşmenin 05.02.2001 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin imzalandığı tarihte 2001 yılı nakliye birim fiyatları belli olmadığından 2000 yılı nakliye fiyatları baz alınarak 1999 yılının Tefe-Tüfe olduğunu 1x43 katsayı üzerinden tahmini keşif bedelinin saptandığı, tahmini keşif bedeline göre şubat ayı hakedişinin ödendiği, bilahare de 2001 yılı nakliye birim fiyatı belli olduğunda sözleşmenin 2/D maddesi gereğince hesaplama yapılarak mart hakedişi ve şubat ayına ait fazla ödemenin tanzil edildiği, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesine uygun olarak davacının hakedişlere 10 günlük süre ve belirlenen şekilde itiraz etmediği, bu nedenle idarenin yaptığı hakediş ödemesinin kesinleştiği, her ne kadar sözleşmede idare araçları için kira bedeli ödenmesine ilişkin hüküm yok ise de, davanın aynı şekilde kira bedeli kesintisine de şartnamenin aynı maddesi gereğince 10 günlük sürede ibraz etmemesi nedeniyle iadenin istenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400.00YTL. duruşma vekillik ücretinin davcıdan alınarak davalı vekiline verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.32 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy