(6762 S. K. m. 52, 55, 61) (556 Sayılı KHK. m. 6)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.11.2004 tarih ve 2003/50-2004/219 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin İstanbul'da eğlence sektöründe önde gelen eğlence mekanlarından birisi olduğunu, KAPKARA ibaresini hizmet markası olarak tescil ettirdiğini, davalıların anılan ibareyi işyerinde kullanarak sanki müvekkilinin şubesiymiş gibi beyanda bulunup müşterileri yanılttıklarını, davalıların hizmetinden memnun kalmayan müşterilerinden dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu durumun müvekkilin müşteri portföyünü etkilediğini, gönderilen ihtarın sonuç vermediğini ileri sürerek, şimdilik 35.000.000.000.-TL maddi, 50.000.000.000.-TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden D. ve B. A.'ın kurucu ortağı olduğu diğer davalı şirketin ilgili kurumlardan alınan işyeri açma ve çalışma ruhsatına istinaden 1999 yılından beri faaliyette bulunduğunu, davalıların davacının kar ve prestij kaybına yol açacak herhangi bir eylemlerinin olmadığını, maddi ve manevi tazminat istemi koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacının KAPKARA ibaresini 18.02.2002 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde hizmet markası olarak tescil ettirdiği, tescil tarihinden itibaren de kullandığı, davalının ise KAPKARA ibaresi ile içkili, müzikli bar işlettiği, davalılardan Kapkara Turizm Gıda Teks. Itr. Mak.ve Tic. San. Ltd. Şti.nin 08.03.1999 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, diğer davalıların anılan şirketin ortakları olduğu, davacının davalı şirketin ticaret sicilinde tescilli ticaret unvanının terkinini istemediği, kapkara ibaresinin kullanımının yasaklanması suretiyle fiili durumun ortadan kaldırılmasını talep ettiği, TTK.nun 52. maddesince, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının münhasıran sahibine ait olduğu, hukuken var olan bir hakkın fiilen kullanılması engellenemeyeceğine göre, markaya tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olamayacağı, işyerinin şirket vasıtasıyla işletildiği, davalı şirket ortakları hakkında dava açılmasının da hukuka aykırı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacının adına tescilli markasına haksız tecavüz olduğu iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalının tescilli bir markası bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalının eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmıştır. Markaya tecavüz hallerini sayan 61 inci madde, a bendi ile 9 uncu maddenin ihlali de tecavüz hallerinden biri olarak sayılmıştır. Öte yandan, unvanını, tescil edildiği şekilde kullanma hakkını haiz olan davalı tarafın TTK.nun 52 nci maddesi hükmü uyarınca korunma hakkının bulunması yanında, davacı markasının korunması da 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 6 ncı maddesi hükmü uyarınca, tescil ile elde edilmektedir. Her iki madde hükmü ile başlayan korumanın, her iki taraf için de iyiniyet hükümleri çerçevesinde devam etmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Bu madde hükümleri bahane edilerek, bu hakkın kötüye kullanılmasının da hukuken himaye görmeyeceği açıktır.
Somut olaya gelince, davacı KAPKARA ibareli markasını 18.02.2002 tarihinden itibaren tescil ettirerek bu tarihten itibaren kullanmaya başlamış, Kapkara Turizm Gıda Teks. Itr. Mak.ve Tic. San. Ltd. Şti. unvanlı davalı şirket ise 08.03.1999 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş, mahkemece, yazılı gerekçelerle markaya tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olamayacağı sonucuna varılmış ve davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Oysa, davalı şirketin KAPKARA ibaresi ile bar işletmekte olduğu sabit olup, tescilli unvanını tescil edilmiş haliyle bir bütün olarak kullanmayıp unvanının bir kelimesini diğer bir deyişle davacının tescili markasını davalının işyerinde kullandığı saptandığına, ticaret unvanın ise tacirin, ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken kullandığı isim olduğuna göre, davalı şirketin unvanını unvan gibi kullanmayıp marka gibi kullandığı anlaşılıp tespit edildiği bu halde de, davalı tarafın eyleminin davacının tescilli markasına tecavüz teşkil edeceği kuşkusuzdur. Zira, davalı şirketin ticaret unvanını tespit edilen şekilde marka olarak kullanması olanaklı değildir.
Ancak, davacının anılan ibareyi tescil tarihinden önce içkili ruhsat eğlence yeri işletme izin belgesi almak için davalı şirketin KAPKARA BAR işletme adı ile yetkili kuruma müracaatı bulunmakta olup, işletme adının da, TTK.nun 55 inci maddesinde, işletme sahibini hedef tutmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzeri işletmelerden ayırt etmek için kullanılacağı belirtildiğine, işletme adları hakkında da aynı yasanın 52 nci madde hükmünün tatbik edileceğinin öngörülmüş olmasına göre, davalı şirketin anılan ibareyi davacının markasının tescil edilmesinden önce işletme adı olarak kullanıp tescil ve ilan ettirmesi halinde belirtilen eyleminin davacının markasına tecavüz teşkil etmeyeceğinin kabulü gerekecektir. Ancak belirtilen bu hususlar mahkemece araştırılmamış karar yerinde tartışmasız bırakılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlığın tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme dayalı olarak hem de Dairemizin kararda dayanılan yazılı ilamlarına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy