(818 S. K. m. 41) (3167 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.11.2002 gün ve 2001/302-2002/1295 sayılı kararı bozan Daire'nin 06.04.2004 gün ve 2003/9039-2004/3657 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sattığı mal karşılığı dava dışı Mustafa Hakkı Bulut isimli şahıstan aldığı iki adet çekin davalı banka şubelerine ibraz ettiğinde, çeklerin karşılıksız çıktığını yapılan araştırmada davalı bankanın dava dışı Mustafa Hakkı Bulut isimli hayali kişiye çek hesabı açarak müvekkilinin iki çek bedeli olarak toplam 1.412.360.000 TL. sı zararına neden olduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın hiçbir kusurunun söz konusu olmadığını, çek karnesi sahibi müşterisinin nüfus cüzdanının sahte olup olmadığı hususunda araştırma yükümlülüğü bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının dava dışı Mustafa Hakkı Bulut ile arasındaki ticari ilişki nedeni ile tedbirli bir tacir gibi davranmayarak zararın doğmasına kendisinin sebebiyet verdiği, ayrıca dava dışı Mustafa Hakkı Bulut hakkındaki icra takibi yapılıp karşılıksız kalması halinde bu davanın açılabileceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 6.4.2004 gün ve 2003/9039 E. 2004/3657 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Dava, bankanın yeterli araştırma yapmadan dava dışı şahsa çek karnesi vermesi ve üçüncü şahıs tarafından keşide edilen çekin karşılıksız kalması nedeniyle, banka aleyhine açılan tazminat davasıdır. Tazminat davalarında, davacının zararının gerçekleşmesi gerekir. Bu durumda, bankadan zararın istenebilmesi için; davacının çeke dayalı bütün müracaat yollarının tükenmesi ve çek bedelinin cirantalardan tahsil edilemez hale gelmiş olması gerekmektedir. Davacının bu yolları denemeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davalı banka hakkında açılan davanın henüz erken açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması hatalı olmakla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 06.04.2004 gün ve 2003/9039 E. 2004/3657 K.sayılı bozma ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.04.2004 gün ve 2003/9039 E. 2004/3657 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy