(4389 S. K. m. 8, 14) (5411 S. K. m. 142, 168)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.11.2004 tarih ve 2003/376 - 2004/684 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, aralarında finansal kiralama sözleşmesi bulunan dava dışı firmanın müvekkiline olan borçlarını ödemek amacıyla yine dava dışı N.T.'tan olan alacağına mahsuben Merkez Bankası Ankara Şubesi'ndeki alacağını müvekkiline temlik ettiğini, Merkez Bankası'nın başvurusu üzerine yapılan tevdii mahalli istemi sonucu paranın davalının Adliye Sarayı Şubesindeki hesaba aktarıldığını, başka hak sahiplerinin de bulunduğunun öğrenildiğini, yapılan itirazlar sonucu tevdii mahalli kararı veren mahkemece söz konusu paranın gerçek hak sahibi olduğunu kanıtlayana ödeme yapılacağı yönünde karar verildiğini, müvekkilinin temlik alacaklısı bulunduğunu, temliknamenin geçerli unsurları taşıdığını ileri sürerek, müvekkili alacağının tespitine ve davalı bankadaki paranın öncelikle müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, esas itibariyle de davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Davaya müdahale eden A.T. ve N.T. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının banka olduğu, 4389 sayılı Yasa'nın 5020 sayılı Yasa ile değişik 8'inci maddesi uyarınca görevli mahkemenin 1 ve 2 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi bulunduğu gerekçesiyle, dava dosyasının tevzii memurluğuna gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, banka hesabındaki para üzerinde hak sahipliğinin tespiti ile bu paranın ödenmesi istemine ilişkindir.
Karar tarihinden sonra 19.10.2005 tarihinde kabul edilen, 01.11.2005 tarihli ve 25983 mükerrer sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan 5411 sayılı Bankalar Yasa'sı ile yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Yasa'nın 14/5-d maddesinde, bankalar ile fon ve bankaların iflas idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı ve o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
Bahse konu Yasa maddesinde açıkça belirtildiği üzere, bu tür davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi, fona devredilen bankalar ile fon ve bankaların iflas idareleri tarafından açılması koşuluna bağlıdır. Nitekim 5411 sayılı Yasa'nın 142'nci maddesi de bu hususu, hiçbir duraksamaya neden olmayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, mülga 4389 sayılı Yasa'nın 14/5-d maddesinde açıklanan tüzel kişilikler arasında yer almamaktadır. Kaldı ki, mahkemenin kabulünün aksine davalı da açıklanan bankalardan değildir. Bu durum karşısında, mahkemece işin esasına girilerek tarafların delillerin toplanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 03.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy