(CMR. m. 17) (4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.12.2004 tarih ve 2004/619-2004/1633 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigortası ile sigortalı kaynak fikstürü makinesi ve yan ürünlerinin davalı tarafça taşınması sırasında hasara uğradığını, 9.479.000.000.TL. hasarın müvekkilince sigortalıya ödendiğini ve davalının gerekli tedbirleri almadığı için hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kendilerinin taşıyıcı olmadıklarını, davacının önce CMR sigortasına başvurup, sonuç alamayınca taşıyıcıyı da davaya dahil ederek dava açması gerektiğini ve kusurun taşıyıcıya ait olduğunun kanıtlanmasının gerekli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigortasından kaynaklandığı iddia olunan alacağın rücuen tahsiline ilişkin olup, CMR.nin 17/1. maddesi uyarınca, kural olarak taşıyıcı teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, malların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesinde malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı tarafça, yüklemenin gönderene ait olduğu savunulduğu halde, bu husus araştırılmamıştır. Oysa, yüklemenin gönderene ait olduğunun anlaşılması ve hasarın da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda, yukarıda anılan hükme göre, taşıyıcının hasardan sorumlu olmaması söz konusu olabilecek yada yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebilecek ise TMK.nun 2. maddesi gereği taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması gerektiğinden, taşıyıcı ve gönderenin BK.nun 44. maddesi gereği müterafik kusurları söz konusu olabilecektir.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle, uyuşmazlığın çözümünün, CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek, buna göre zararın istif hatasından mı, yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulmak, eğer zararlı sonuç istif hatasından kaynaklanmışsa, bu takdirde yüklemenin kime ait olduğu belirlenmek, Yükleme ve istifin gönderene ait olması halinde ise, davalı taşıyıcının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik değerlendirmeye dayanan ve TTK.nun yurtiçi taşımaya ilişkin hükümlerine göre sorumluluğu belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy