(818 S. K. m. 41) (6762 S. K. m. 309, 336) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.10.2003 tarih ve 2003/441-2003/1008 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin hisse senetlerinin sahibi olduğunu, İMKB'de işlem gören davalı şirket hisselerinin 19.06.2000 tarihinden itibaren işleme kapatıldığını, bunun nedeninin davalının mevzuattaki boşlukları kötüye kullanarak kusurlu davranışları nedeniyle davalı şirketin imtiyaz sözleşmesinin iptal edilmesi olduğunu, buna göre müvekkilinin 7.200.000.000.-TL zarar gördüğünü ve davalı şirketin BK.nun 41 inci ve TTK.nun 336 ve 309 uncu maddeleri gereği bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan zararın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sermaye piyasasındaki işlemleri iradesi dışında durdurulduğundan husumetin SPK ve İMKB'ne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin üstlendiği kamu hizmet görevini hukuka uygun bir şekilde yerine getirdiğini, davacının şirketteki kanunsuzluk-usulsüzlük iddialarının asılsız olduğunu, imtiyaz sözleşmesinin iptalinde kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin ortağı olup, yöneticilerinin kusurundan doğan zararı şirketten isteyemeyeceği, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun ayrıca düzenlendiği, bu durumda davalı şirketin bu davada davalı sıfatı bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy