(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.09.2004 tarih ve 2002/413-2004/362 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin haksız şekilde ortaklıktan çıkarıldığını ileri sürerek, 16.01.2002 tarih ve 688/3 sayılı davalı kooperatif yönetim kurulunun, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilce yapılan ihraç işlemlerinin usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıdan ilk ihtarda talep edilen aidat ve gecikme faizi miktarlarının gerçek borç miktarlarından dahi az olduğu, ilk ihtar davacıya tebliğ edildiğinden davacının artık borcunu bildiği, bu nedenle ilk ihtardan sonra yapılan kısmi ödemenin düşülmemiş olmasının ikinci ihtarnameyi geçersiz kılmayacağı, ihraç işlemlerinin usulüne uygun şekilde yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava, davalı kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı kooperatifçe bu ihraç kararının dayanağı olarak davacıya keşide edilen ilk ihtardan sonra davacı tarafından kısmi ödemede bulunulduğu ve bu ödeme miktarının ikinci ihtarda gösterilmediği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi mahkemece yapılan inceleme sonucunda da bu hususun doğruluğu tespit edilmemiştir. Bu tespitler üzerine mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle bu durumun ikinci ihtarnameyi geçersiz kılmadığı kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa ortağa gönderilen ilk ihtardan sonra ödeme yapılmış ise, bu ödemenin ikinci ihtarda indirilmesi ve ondan sonra ikinci ihtarın gönderilmesi gerekir. Aksi halde ikinci ihtar geçersizdir ve bu ihtara dayanılarak ihraç kararı verilemez. Bu durum karşısında mahkemece, davanı kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy