(6762 S. K. m. 947, 948, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Deniz İhtisas Mahkemesi'nce verilen 26.01.2005 tarih ve 2005/27-2005/6 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Panama bayraklı M/T Dale gemisinin manevra sırasında müvekkili nezdinde sigortalı şlanglara (deniz altındaki lastik hortumlar) zarar verdiğini, tazminat tutarının ödendiğini, rücu koşularının oluştuğunu ileri sürerek, 13.284.517.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait geminin kusurun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın davalıya ait geminin motorin tahliyesi yaparken manevrası sırasında siyah ürün boru işaret şamandırasına çarpmasından kaynaklandığı, olayda çatmanın bulunmadığı, çarpışan veya birbirine zarar veren vasıtaların gemi olması gerektiği, bunlardan birisinin gemi olmaması halinde çatma hükümlerinin uygulanmayacağı, BK.nun haksız fiil hükümlerinin tatbik edileceği, davanın TTK.nun 1301 inci maddesinden de kaynaklandığı gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde merci tayini için Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, TTK.nun 1301 inci maddesi uyarınca açmış olduğu davasında davalının donatanı olduğu geminin kusurlu manevra sonucu müvekkili nezdinde sigortalı tesise zarar verdiğini iddia etmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, aynı zamanda TTK.nun 4 üncü kitabında düzenlenen donatanın gemi adamlarının kusurundan dolayı sorumluluğuna ilişkin 947 ve 948 inci maddeleri hükümleri de esas alınarak çözümlenecektir. Bu durum karşısında, davaya bakma görevinin Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne ait olduğu dikkate alınıp işin esasına yönelik bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy