(6762 S. K. m. 4, 1066)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.12.2004 tarih ve 2003/811 - 2004/1067 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalıya ait konteyner ile gemiye yüklendiğini, konteynerin delik olması sebebi ile sızan suların emtiaya sirayet etmesi sonucu taşınan emtianın bir kısmında hasar meydana geldiğini, hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilince sigortalısına ödenen 9.770.735.800 TL.nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 1066. maddesi gereğince usulünce hasar tespiti ile ihbar yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK.nun 1066. maddesinde belirtildiği şekilde usulüne uygun olarak yapılması gereken bir ihbarın yapılmadığı, ayrıca tek taraflı olarak taşıyanın gıyabında beyana göre düzenlenen sörvey raporunun taşıyanı sorumlu kılmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalıya ait konteyner ile taşındığı sırada meydana hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. Değinilen Yasal düzenleme sonrasında, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı kararı ile Denizcilik İhtisas Mahkemesi bulunmayan yerlerdeki uyuşmazlıklara bakmak, birden fazla ticaret mahkemesinin bulunması halinde (1) numaralı ticaret mahkemesinin görevine verilmiştir.
Mahkemelerin görevi, temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy