(6762 S. K. m. 329)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.02.2005 tarih ve 2004/355-2005/26 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin faizin haram olduğu, insanların parasını Kombassan Holding A.Ş.ne yatırması halinde hem haram işlemeyeceği, hem de yıllık DM bazında en az %20 kar payı dağıtılacağı, böylece ülke ekonomisine katkıda bulunacağı ve kendilerinin inançlı insanlar olması nedeniyle paralarının güvenli ellerde olduğu yönündeki propagandaların etkisi ile Almanya'da davalı temsilcisine hamiline hisse senedi karşılığında 23.474 DM para verdiğini, davalı şirket tarafından dini ve milli duyguların öne çıkarılması nedeniyle müvekkilinin davalı şirkete para yatırdığını, davalının istenildiğinde paranın geri verilmesi vaadinin olduğunu, şirkete katılım sözleşmesinin ahlaka aykırı bulunduğunu, yapılan sözleşmenin sui generis yatırım sözleşmesi olduğunu, davalının parayı almadan önce aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilinin iradesinin yanıltıldığını, davalı davranışının mevzuata aykırı olması nedeniyle, sözleşmenin feshi ile anapara ve kar payı alacağının ödenmesi yönünde gönderilen ihtarnameye davalının yanıt vermediğini ileri sürerek, şimdilik 12.002,57 Euro'nun vaat edilen kar payı ve yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin kimseye zorla hisse senedi satmadıkları gibi, davacı dahil hiç kimseye yanlış bilgi vermediğini, ekonomik krizin sona ermesiyle kar dağıtımının da devam edeceğini, TTK. nun 329 uncu maddesi gereğince anonim şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceğini, bu senetlerin temellükü veya rehin alınması neticesini doğuran akitlerin hükümsüz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, anonim şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği, buna ilişkin yapılan akitlerin dahi hükümsüz olduğu, bu nedenle davacının hisse senetlerinin bedelini isteyemeyeceği, davacıya hamiline hisse senetleri verildiği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00. YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy