(1086 S. K. m. 432, 433)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.04.2004 tarih ve 2002/1472-2004/237 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili şirkete ait Öngen Country Otel için yaptığı rezervasyon talebi kabul edilerek davalı şirket için onsekiz oda ayrıldığını, 20.10.2001 tarihinde davalı şirket tarafından gönderilen grubun kendileri için ayrılan odalara yerleştirildiğini, grubun içinde bulunan çocukların aşırı rahatsız edici tutum ve davranışları nedeniyle diğer müşterilerden şikayetler gelmesi üzerine grubun uyarıldığını, ancak grup içinde bulunan anne ve babaların bu uyarılara karşı ilgisiz kaldıkları gibi adeta arka durarak daha da artmasına yol açtıklarını, otel yönetimi ile tartışmaya girerek jandarmayı davet ettiklerini ve jandarma geldikten sonra da tamamen kendi arzu ve iradeleri ile oteli terk ettiklerini, 20.10.2001 tarihinde bir gecelik konaklama için giriş yapan ve aynı gün geceleyin oteli kendi istekleriyle terk eden gruba ayrılan ve boş kalan onsekiz adet oda ile ilgili toplam 1.487.500.000 TL nın yapılan uyarıya rağmen davalı şirket tarafından ödenmediğini ileri sürerek anılan konaklama bedel alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rezervasyon talebinde çocukların belirtildiğini, otelde yaratılmış olan hoşgörüsüzlük ortamının tüketici haklarına ve otelcilik teamüllerine aykırı bulunduğunu, grubun geceleyin otelden ayrılmak zorunda kaldıklarını, akde aracılık eden müvekkili şirket için bu olayın büyük bir ticari itibar kaybına yol açtığını, ayıplı hizmet nedeni ile müvekkiline hiçbir müşterinin ödemede bulunmadığını, davacı tarafın kusurlu davranışlarından dolayı gerek müşterilerin gerekse müvekkili şirketin mağdur olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların %50 oranında kusurlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 743.750.000 TL'nın 05.12.2001 tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı taraf, katılım yolu ile kararı temyiz etmiş ise de davalı tarafın temyiz dilekçesi davacı vekiline 29.06.2004 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen karar davacı vekili tarafından HUMK. nun 433/2. maddesinde yazılı on günlük yasal süre geçtikten sonra 13.07.2004 tarihinde temyiz edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin HUMK. nun 432/4 üncü maddesi hükmü uyarınca reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK. nun 432/4 maddesi uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan 30.06 YTL temyiz ilam harcının ise temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy