(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 13, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.12.2004 tarih ve 2004/523-2004/1058 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 06.10.2003 tarihinde istifa ettiğine ilişkin istifanameyi davalıya gönderdiğini, davalının sessiz kaldığını, 25.01.2004 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını, borcun muaccel hale gelmesine rağmen davalının aidat alacağını ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla başlattıkları takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra-inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden icra takibine kadar aidat alacağına ilişkin talebinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve dosya kapsamına göre, kooperatifin tebliğ edilen istifanameye cevap vermemesi üzerine davacının ikinci ihtarı çekmesi gerektiği, davacının 12.06.2004 tarihinde istifasının kabul edildiği, davacı alacağının 2004 yılı bilançosunun kesinleşmesinden sonra muaccel olacağı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif üyeliğinden ayrılan davacının, yaptığı ödemelerin istirdadı istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1 inci maddesine göre, kooperatif üyeliğinden ayrılan ortağın, sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde ve ancak yıl sonu bilançosuna göre payına düşen miktarı üzerinden ödenir.
Anılan kanunun 13 üncü maddesinde, ortağın ana sözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde, ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde, çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiştir.
Ortağın istifa bildirimi, yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13 üncü maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.
Somut olayda, istifa iradesini 06.10.2003 tarihli noter ihtarı ile bildiren davacı, ihtarın kooperatife ulaştığı 17.10.2003 tarihi itibariyle ortaklıktan çıkmış sayılmalıdır.
Bu durumda, davacının ortaklıktan çıkmış sayılacağı 17.10.2003 tarihinden sonra yapılan genel kurul toplantısından itibaren bir ay geçmekle, davacının alacağı muaccel olduğu hususu gözden kaçırılarak, eksik incelemeye davalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy