(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.11.2004 tarih ve 2003/1070-2004/739 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde mülkiyeti davacıya ait ve davalı sigorta şirketine kasko sigortalı aracın kaza yapması nedeniyle, tamirini servise yaptırdığını, 3.087.000.000 TL. hasar bedelini ihtarname ile talep etmesine rağmen ödenmediğini, Çankırı İcra Müdürlüğü'nün 2003/3424 sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, davalının borca itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, yetkili Mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu ileri sürmüş, davacının da kendisine acentalık faaliyetinden borçlu Yavuz Öztürk'ün borcu için gayrimenkul ipoteği verdiğini, Çankırı İcra Müdürlüğü'nün 2003/1645 sayılı dosyasında takibe geçtiğini, davacının ipotek veren sıfatıyla 42.269.000.000 TL. borçlu olduğunu, ekspertiz incelemesi sonucu 3.077.000.000 TL. hasar bedeli tespit edildiğini ve bu tazminatın acentanın borcuna mahsup edilmesini teklif ettiklerini, kabul edilmediğini, bilahare BK. nun hükümlerine göre kayıtlarında 3.077.000.000 TL. takas-mahsup yapıldığını, bu itibarla borçları olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece icra takip dosyaları getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmış, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre yapılan yargılama neticesinde yetki itirazı reddedilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu sigorta poliçesi incelendiğinde, İş Bankası Çankırı Şubesi, dain mürtehin olarak gösterilmiştir. Dava dışı İş Bankası A.Ş., TTK. nun 1269 uncu maddesi uyarınca, malı rehin alan sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, TTK. nun 1270 inci maddesi gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan, rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak malı dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Mahkemece, böyle bir durumda davacılık sıfatının araştırılması bakımından, asıl dava ve talep hakkına sahip sigortalı T. İş Bankası Çankırı Şubesi'nden açılan davaya muvafakati veya icazetleri olduğunu belgelendirmesi için süre verilmesi ve bu usulü işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, aktif dava ehliyetine ilişkin olan ve mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de, davalı vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy