(6762 S. K. m. 1299) (2918 S. K. m. 85, 98, 99) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yeşilyurt-Malatya Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.12.2004 tarih ve 2004/161-2004/275 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı belediye ve sigorta vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalılardan Belediye'nin işleteni, davalı Sigorta Şirketi'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve davalı Vahit Karabulut'un sürücüsü olduğu otobüste yolcu olarak bulunan müvekkillerinin 14.06.1999 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandıklarını ve, daha önce açtıkları kısmi davada kesinleşen rapora göre bakiye 23.802.713.883.TL. tazminat haklarının belirlendiğini ileri sürerek, anılan meblağın kaza tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Belediye vekili, tazminatın haksız talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Sigorta vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Vahit Karabulut, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, daha önce açılan kısmi dava dosyası ve bu dosyadaki rapora göre, davacı Soner Korkmaz'a ödenen 499.000.000.TL'nın mahsubu ile 23.303.713.883.TL. tazminatın, davalılardan sigorta şirketi limitiyle sorumlu olmak üzere, dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı belediye ve sigorta vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 3095 sayılı Yasa'nın 4489 sayılı Yasa ile değişik 1. maddesine uyarınca yasal faizin reeskont faiz oranı olarak belirlenmiş olmasına ve ceza davasının kararının kesinleşmesinin davanın tabi olduğu zamanaşımının belirlenmesinde bir etkisinin bulunmamasına göre, davalı Belediye vekilinin tüm, davalı sigorta vekilinin aşağıda (2) nolu bendin, davacılar vekilinin ise (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalılara ait otobüste yolcu olan davacıların, trafik kazasında yaralanmaları nedeniyle, uğradıkları zararlara karşılık olarak, maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan Sigorta Şirketi, kaza yapan otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olması nedeniyle, bu davalı bakımından, limitle sınırlı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu durumda yargılama giderleri bakımından, diğer davalılarla birlikte aynı miktardan sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Zira, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 12/4. maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür.
Somut olayda, hükmolunan tazminat limiti aştığına göre, limitin tazminata olan oranı dahilinde davalı sigorta yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmak gerekirken, davalı sigortanın diğer davalı aleyhine hükmolunan yargılama gideri miktarı ile müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacılar vekilinin temyizine gelince; dava dilekçesinde, tüm davalılardan olay tarihinden itibaren temerrüt faizi istenilmiş olup, mahkemece de, tüm davalılar hakkında dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Davalılardan Sigorta Şirketi'nin, TTK.nun 1299, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) genel şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu durumda, davalı Sigorta Şirketi bakımından, davadan önce temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak neticesine göre temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak eksik inceleme ile dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, davalı Belediye ve araç sürücüsü bakımından da, bu davalılara karşı esasen taşıma sözleşmesi ve haksız eylem sorumluluğuna dayalı olarak dava açılması sebebiyle, KTK.nun 85 ve BK.nun 41 inci maddeleri uyarınca olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, bu davalılar açısından da dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Belediye vekilinin tüm ve davalı Sigorta ile davacılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Sigorta Şirketi vekilinin ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Sigorta, 3 nolu bentte yazılı nedenlerle ise davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy