(818 S. K. m. 520) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.01.2005 tarih ve 2004/388-2005/11 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı ortak girişime ait iş makinelerinin taşımasını yaptığını ileri sürerek, taşıma bedeli 29 milyar TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tüzel kişiliğinin bulunmadığını belirterek, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı ortak girişimin BK.nun 520. ve devamı maddelerine göre bir adi ortaklık olduğu, buna göre tüzelkişiliği ve davalı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, BK.nun 520 vd. maddeleri hükümlerine tabi olarak, adi ortaklık şeklinde bir araya gelen ortak girişime karşı açılmış olup, mahkemece, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, taraf ehliyetinin de bulunmamasına göre, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut olayda, başlangıçta, temsilcide hata olarak nitelendirilecek surette, adi ortaklığa karşı dava açılmış ise de; dava dilekçesinde Tübin-Tekfen-Özdemir Ortak Girişimi şeklinde adi ortaklığın her üç ortağının da adı yazılıdır. Ayrıca, daha sonra mahkemece, adi ortaklığın üç ortağına da husumet yöneltilmiş olup, bu durumda artık davada taraf teşkilinin sağlandığının kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, olaya uygun düşmeyecek nitelikte, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, dediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy