(818 S. K. m. 20, 21) (4389 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.10.2004 tarih ve 2002/190 - 2004/878 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı Bankanın Göztepe Şubesinin mudileri olduklarını, hesaplarındaki parayı 21.03.2001 tarihine kadar gecelik repo ile değerlendirdiklerini, davalı Bankanın fazla ödeme yapıldığı iddiası ile müvekkilleri hesabından çeşitli miktarlarda kesinti yaptığım ileri sürerek, şimdilik 13.302.000.000.TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkili Bankanın ahlaka aykırılık derecesine varan ve gabin teşkil eden yüksek faiz oranım müşteriye ödememe yoluna gittiğini, bir yılda alınamayacak faizlerin bir gecede alındığını, fahiş faizlerin tenki-sata tabi tutulduğunu, davacılara (karşı davalılara) ödenen faizin dahi çok yüksek olduğunu savunarak, asıl davarım reddini istemiş, karşı dava olarak, bankanın tenkise tabi tuttuğu kısmın BK'nın 20 ve 21 'inci maddeleri uyarınca kısmi butlan olarak kabulü ile ödenen miktarın üstünde kalan kısımdan borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın bir ticari kuruluş olması nedeni ile gabin iddiasının samimi olmadığı, müzayaka halinde bulunmasının mümkün görülmediği gerekçesiyle, karşı davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davalı banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, yukarıda da değinildiği üzere, davacılara tahakkuk ettirilerek hesaplarına geçirilen 0/N (Över Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı Bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı-karşı davacı Banka vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, açıkça ekonomik kriz nedeniyle Bankanın müzayaka halinde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin gabin, ahlaka ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Ancak, dosya üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda, sözleşme serbestisi ilkesi gereği bankanın tek taraflı olarak faiz oranlarının yüksek olduğunu gerekçe göstererek, tahakkuk ettirilen faizi geri alamayacağı belirtmekle yetinilmiş olup, müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı gibi, mahkemece de bu konuda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi, karşı dava dilekçesinde davalı-karşı davacı Bankanın müzayaka halinde bulunduğu açıkça ileri sürüldüğü gibi, davacı tarafa sözleşmede öngörülen faiz miktarının aşırı görülen kısmının ödenmemesi, davalı-karşı davacı bankanın dönme iradesini gösterir.
Bu nedenle BK'nın 21'inci maddesi hükmü uyarınca mahkemece, tahakkuk ettirilen (over night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde daha sonra Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizlerinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle, sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre. müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (sübjektif unsur), banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmesi yerinde bulunmadığından, davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
2- Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/5-c maddesi uyarınca bu kanun hükümlerine göre Fona intikal eden bankaların dava ve her türlü işlemlerinde harç alınmayacağı düzenlenmiş bulunmasına göre bu kapsamda bulunan davalı bankadan harç tahsiline yönelik karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine. 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy