(2918 S. K. m. 95) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.11.2004 tarih ve 2001/698-2004/470 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalıların ise sürücüsü ve maliki olduğu aracın neden olduğu kazada, dava dışı Sema Çakmak'ın öldüğünü, bu kişinin mirasçılarının başvurusu üzerine müvekkilince 23.05.2001 tarihinde 1.500.000.000.-TL ödendiğini, davalı sürücünün olay yerinde durmayarak kaçtığını, öleni uzun süre sürükleyerek üzerinden geçtiğini, alkol raporunun iki gün sonra alındığını, bu durumda tazminatın teminat dışı olduğunu ileri sürerek, ödenen tazminat bedelinin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı işleten vekili, olayda zararı artıran bir durumun bulunmadığını ve buna göre davacının rücu hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sürücü, başlangıçta davaya cevap vermemiş, daha sonra diğer davalı ile ortak vekille temsil olunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarına göre, hasarın teminat dışı olduğu kabul edilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Bu tür davalarda sigorta, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını kanundan kaynaklanan halefiyet ilkesinden değil, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı rücu hakkı bulunan sigorta, bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Somut olayda, davacı şirkete; aracını davalılardan Dursun Önal sigorta ettirmiş olup, diğer davalı Murat Önal aracın sürücüsüdür. Bu durumda, davacı ile davalı sürücü arasında rücu olanağı veren sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davanın bu gerekçelerle husumet yönünden reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalılar vekilinin, diğer müvekkili davalıya yönelik temyizine gelince; yukarıda açıklandığı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 4/f (B.4/f) maddesine göre, davacının sigortalısına rücu edebilmesi için, rizikonun gerçekleşmesi durumunda, sigortalının yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı, zarar ve ziyanda bir artış olmasının gerektiği belirtilmiştir. Bu hükme göre, davacının sigortalısına rücu edebilmesi için, sürücünün eylemi ile zararın arttığının belirlenmesi gerekir. Ancak, mahkemece, bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan ve sigortaca ödenen zararın tamamımın rücuen tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı işletenin aracı davalı sürücüye vermesinin ve davalıya ait aracın sürücüsünün olay yerinden kaçmasının, zararın oluşumu yada artışına ne şekilde bir etkisi olduğu üzerinde durulmak, bu hususta deliller toplanmak, gerektiğinde ek rapor yada yeni bir rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy