(6762 S. K. m. 364, 369, 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.06.2004 tarih ve 2003/939-2004/536 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin %10 hisse sahibi aldıkları davalı şirketin 2001 yılı genel kurul toplantısı yapılmadan 2002 yılı genel kurulunun yapıldığını, genel kurulda alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, genel kurul kararlarının yasa ve anasözleşmeye uygun olduğunu, 2001 yılı genel kurul toplantısının da yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin 2001 yılı genel kurul toplantısı yapılmadan önce 2002 yılı genel kurulunun yapılmış olmasının bilanço hukuku kurallarına aykırı olduğu, henüz bir önceki yılı bilançosu görüşülüp onaylanmadan sonraki yıl genel kurul kararları ile bilanço ile doğrudan ilgili hususların görüşülüp kabul edilmesinin yerinde görülmediği, bu nedenle genel kurul gündeminin 3, 4 ve 5. maddeleri gereğince yönetim kurulu faaliyet ve denetim kurulu raporunun müzakeresi, onaylanması ve yönetim ve denetim kurullarının ibrası kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava Anonim Şirketin genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde iptal nedeni olarak davalı şirketin 2001 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmadan ve o yıla ait bilanço, gelir/gider hesabının kesinleştirilmeden sonraki yıla ilişkin hesapların görüşülüp karara bağlanmış olduğu gösterilmiştir.
TTK. nun 381. maddesinin 1. bendine göre genel kurul kararlarının iptalini isteyebilmek için toplantıda hazır olan ortağın alınan kararlara muhalif kaldığını toplantı tutanağına yazdırması gerekmektedir. Aksi halde iptal edilebilir kararlar açısından dava hakkı söz konusu olmaz.
Eldeki davada alınan kararların iptal edilebilir kararlardan mı, yoksa yoklukla sakat kararlardan mı olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anonim şirketlerde genel kurul toplantıları TTK. nun 364. maddesi gereğince olağan ve olağanüstü olmak üzere yapılır. Olağan genel kurul toplantıları hesap devresi sonunda ve yılda en az 1 kez yapılması ve gündemde en az TTK. nun 369. maddesinde gösterilen hususların yer alması gerekmektedir. Davalı şirketin anasözleşmesinin 13. maddesinde hesap dönemi yılbaşı ve sonu arasındaki dönem olarak öngörülmüştür. Ancak, gerek TTK'na ve gerekse anasözleşmede, olağan genel kurul toplantısının yapılmamış olması herhangi bir yaptırıma tabi tutulmamıştır. Bu durum hesap dönemlerin bağımsızlığı gözetildiğinde önceki yılın olağan genel kurul toplantısı yapılmadan sonraki yıla ait toplantının yapılmasını mutlak olarak engelleyen ve aksi durumda 2. yıla ait genel kurul toplantısında alınan kararların geçersizliği sonucunu doğuran bir neden değildir. Kaldı ki yapılmayan 2001 yılana ait genel kurul toplantısının geç de olsa 11.08.2003 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde somut olay açısından 2002 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar açısından iptal edilebilirlik sözkonusu olduğuna göre davacıların hazır bulunduğu toplantıda iptal edilen kararlara muhalefet şerhi yazdırmadıklarından dava açma haklarını yitirmiş oldukları ve bu nedenle davanın reddi gerektiği halde, yazılı gerekçeyle kısmen kabul kararı verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy