(1086 S. K. m. 436)
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.11.2004 tarih ve 2003/817-2004/926 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin evinin davalı bankanın Caddebostan Şubesine 25 metre mesafede olduğunu, bu şubede iki hesabı olduğunu, hesaplardan birisinden 24.10.2002 tarihinde 2 milyar ve 1 milyar olmak üzere ayrı ayrı toplam 3 milyar TL. para çektikten sonra, bankadaki görevliden hazine bonosu talep ettiğini, bu görevlinin faiz ve bonoların bilgisayar ekranında gözükmediğini beyan ederek kanser hastası olması nedeniyle uzun süre beklemeyecek olan müvekkiline evrakları imzalattığını, bu şube ile güvene dayalı olarak daha öncesinde de bu şekilde çalışıldığını, müvekkilinin oğlunun belge istemesi üzerine davalı banka görevlisinin kendi imzası ve yazısı ile dekont başlıklı belgeyi verdiğini, ertesi gün gidildiğinde işlemi yapanın istirahatli olduğunun bildirildiğini, daha sonra bu görevlinin hileli işlemler yaptığını öğrendiklerini, hesaptaki paranın firarda olan banka görevlisince boşaltıldığını ileri sürerek, her iki hesapta bulunan toplam 46.446.078.980.-TL, ile 1.000.000.000.-TL maddi ve 30.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müşteri ile yapılan sözleşmeye göre uyuşmazlık halinde banka kayıtlarının geçerli olacağını, 2 imza koşulunun bulunduğunu, şubede müdür yardımcısı olan dava dışı D. D.'nun tek imzası ile müvekkilini sorumluluk altına alamayacağını, davacının objektif özen yükümünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tanzim olunan fişlerde para dökümünün yapılmadığı, banko ödeme limitinin 5 milyar olması nedeniyle çift imza ve vezne ödendi kaşesinin bulunması gerekirken, vezne ödendi kaşesinin olmadığı gibi dekontlarda tek imzanın olduğu, davalının müşterileri ile olan ilişkilerinde gerekli dikkat ve ihtimamı göstermek ve basiretli hareket etmek zorunda olduğu, banka görevlisinin müşteriyi aldatması sonucu görevlinin verdiği zarardan davalı yanın sorumlu olduğu gerekçeleriyle, hesaplardaki paraya ilişkin davanın kabulüne, davacının maddi zararının ispatlanamadığı, manevi tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle, bu konulara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.880.08.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy