(6762 S. K. m. 78)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ordu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.11.2004 tarih ve 2004/5-2004/353 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 28.11.2001 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tarafların ortağı oldukları davalı şirketin adresinin değiştirilerek tasfiyesine, şirket mallarının davalı müdüre satılmasına ve bu şahsın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, müvekkilinin bu karardan haberi olmadığını, muhtemelen müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, akrabalık bağları ve duyulan güven nedeniyle verilen yetkileri kötüye kullanan davalının müvekkilini devre dışı bırakmaya çalıştığını, iyi iş yapan, öz kaynakları, sermaye yapısı ve iş hacmi son derece güçlü olan şirketin tasfiye haline sokulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirket tasfiyesinin sona ermesiyle sicilden terkininin istendiğini ileri sürerek tasfiyeye ilişkin kararın yoklukla malul olduğunun tespitine, sicilden terkin edilmişse şirketin ihyasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iki ortaklı şirketin tasfiyesine tarafların oybirliği ile karar verdiklerini, davacının karardan haberi olmadığı iddiasının asılsız olduğunu, kararın altında imzasının bulunduğunu, müvekkilinin davacının imzasını taklit etmesinin söz konusu olmadığını, davacının şirkette çalışan çocuklarının müvekkiline karşı tutum ve davranışları nedeniyle birlikte şirketi yürütemeyecekleri kanaati hasıl olduğundan bu kararı aldıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tasfiyeye ilişkin ortaklar kurulu kararı altındaki imzasını inkar etmesi nedeniyle yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda bu imzanın davacının el ürünü olduğunun tespit edildiğini, imzanın bulunduğu kararda tahrifat yapıldığını ileri sürmüş ise de kararda tahrifat ya da silinti olmadığının karar defteri aslının incelenmesiyle görüldüğü, davacının başka delil de ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.20 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy