(1086 S. K. m. 203, 204, 205, 206, 207, 208, 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Milas Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.02.2004 tarih ve 2000/153-2004/71 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aracının davalılara ait ve davalı Anadolu Sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın kusurlu olduğu kazada, hasarlandığını ileri sürerek, 1.074.000.000.-TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-Karşı Davacılar Necdet ve Mahbube Özoğul vekili, müvekkilinin kusurlu olmadıklarından asıl davanın reddine, kendi araçlarında oluşan 780.000.000.-TL hasar bedeli ile 250.000.000.-TL değer kaybı toplamının davacı-karşı davalılardan ve karşı araç zorunlu mali sorumluluk sigortası olan İsviçre Sigorta'dan tahsilini talep etmiştir.
Asıl davanın davalısı Anadolu Sigorta vekili, davanın reddini istemiştir.
Karşı davanın davalısı İsviçre Sigorta vekili, kusur oranına göre 215.000.000.-TL ödediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunmalar, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, sürücülerin %40 ve %60 oranlarında kusurlu olduklarının kabulüyle, kusura göre belirlenen tazminat miktarları üzerinden asıl ve karşılık davanın kısmen kabulüne, davalı İsviçre Sigorta bakımından ise ödeme ve alınan ibra nedeniyle dava konusuz kaldığından, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın HUMK.nun 409. maddesine göre üç kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için, takipsiz bırakılan celselerde hazır olan karşı tarafın, davayı takip etmeyeceğini bildirmesi ve mahkemece anılan madde gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin karar verilmesinin gerekmesine göre, davacı-karşı davalı vekilinin, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve karşılık dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Karşılık dava, HUMK.nun 203. ile 208. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre karşılık dava ancak asıl davanın davacısı veya davacılarına karşı açılabilir. Karşılık dava dilekçesinde, asıl davanın davacısı olmayan birine karşı dava açılması durumunda, mahkemece bu davalı bakımından açılan dava nazara alınmaz. (Bkz. Prof. Dr. B. Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Ankara.1979, 4.Baskı, Cilt:3, s. 2781-2782, ve s. 3232).
Somut olayda, karşılık dava dilekçesi ile, asıl davada davacı olmayan İsviçre Sigorta'ya karşı açılmış olup, anılan nedenlerle, bu sigortaya yönelik istemin, bu davada dikkate alınması mümkün değildir.
Bu durumda, karşılık davanın davalısı olarak husumet yöneltilen İsviçre Sigorta'nın durumunun, yukarında açıklandığı şekilde değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu davalı bakımından verilen ret kararı sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan değişik gerekçeyle, ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14.30.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy