(4822 S. K. m. 10, 23) (4077 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.12.2004 tarih ve 2004/662 D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankanın, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirkete genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırdığını, ihtara rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin alacağı karşılayacak miktarda malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 4822 sayılı Kanun'un 10, 10/A ve 23 ncü maddeleri uyarınca, kredi kartı ve tüketici kredilerinden doğan uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerince bakıldığı gerekçeleriyle, istemin görev hususu da gözetilerek reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Alacaklı banka vekili, borçlu şirkete kullandırdığını iddia ettiği kredi borcundan kaynaklanan alacağı için ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Mahkemece yazılı gerekçelerle banka kredi sözleşmelerinin tüketici mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle, istemin reddine ilişkin verilen karar doğru olmamıştır.
İhtiyati hacze konu alacağın tarafları tacir oldukları gibi, alacak, tüketici kredisi ya da kredi kartı alacağı olmayıp, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bir tacirin işlerinin ticari nitelikte olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, böyle bir dava 4077 sayılı Yasa'nın 23 ncü maddesi kapsamında görülemez. Bu itibarla, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde talebin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy