(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 3, 85, 91)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 24. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.12.2004 tarih ve 2004/36-2004/316 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekilinin, TTK.nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın davalılardan sigorta bakımından davadan önce yapılan ödeme nedeniyle ve davalı işleten bakımından husumet yönünden reddine ve diğer davalı bakımından kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde ... aracın uzun süreli kiralama, ariyet ve rehin gibi hallerde kiracı... işleten sayılır hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanunun 85. maddesinde de işletenin ağırlaştırılmış sorumluluk kurallarına göre zarardan sorumlu olacağı kabul edilmiştir. Anılan Kanun'un 91. maddesi yollaması ile 85. maddesine göre de zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da işleten ve sürücü ile birlikte limiti dahilinde kusur oranında hasardan sorumludur.
Somut olayda, davalılardan Ekim Turizm Ltd. Şti.nce, kaza yapan aracın, dava dışı Xerox Büro Araçları A.Ş.ne uzun süreli kiraya verildiği savunulmuş ve mahkemece bu husus kabul edilerek karar verilmiş ise de; kira sözleşmesinde araç plakaları yazılı olmadığı gibi, dosyaya sunulan teslim tutanağında da teslim eden Intercity Rent A Car adına Ahmet Şahin ve teslim alan olarak da İlker Erdoğan isimleri yazılı olup, bu şirket ve kişilerin davanın tarafları ile ilgisi ortaya konulmamıştır. Bu durumda, mahkemece, dava konusu kazayı yapan aracın, savunmada belirtilen kira sözleşmesi uyarınca uzun süreli kiraya verildiği ve dava dışı şirkete bu kapsamda teslim edildiği hususunun duraksamaya yer bırakmayacak surette açıklanması gereklidir.
Öte yandan, davalılardan Sigorta vekilince, davadan önce ödeme yapıldığı savunulmuş ve bu davalı hakkında da mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, bu hususta, davalı sigorta tarafından dosyaya ibraname sunulmadığı gibi, davacı vekilince ödemenin davadan sonra yapıldığı yönündeki iddiası da kararda cevaplandırılmamış olup, bu hususta da yalnızca savunmaya göre ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru değildir.
O halde, yukarıda açıklanan iki hususa ilişkin olarak, gerekli araştırmalar yapılmaksızın, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy