(2918 S. K. m. 85, 88) (818 S. K. m. 41, 51, 142) (1086 S. K. m. 74, 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzin Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.05.2004 tarih ve 2001/71-2004/154 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi birleşen davada davalılar Şeker Sigorta A.Ş. ve DSİ vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin 13.03.2001 tarihinde davalıların işleten ve sürücüsü oldukları araçlarının karıştığı trafik kazasında öldüğünü, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıkları gibi, en yakın varlıklarını yitirmeleri nedeniyle manen zarar gördüklerini ileri sürerek, her davacı için 2.000.000.000 TL. manevi, şimdilik murisin eşi Kumriye için 6.000.000.000 TL., kızı Fatma için 3.000.000.000 TL. oğlu Muhammet Ferit için 3.500.000.000 TL. oğlu Ümit için 4.000.000.000 TL. kızı Zehra için 4.500.000.000 TL., oğlu Abdullah için 5.000.000.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, duruşmada davalılar Şükrü Beşen ve Cemiloğlu Nak. A.Ş hakkındaki davadan feragat etmiştir.
Davalılar Şükrü Beşen ve Cemiloğlu Nak. A.Ş vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan Mehmet Doğan, davaya yanıt vermemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin 13.03.2001 tarihinde davalılardan Şükrü'nün işleten ve sürücüsü olduğu, D.S.İ'nin işleten olduğu, Şeker Sigorta A.Ş'nin trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı trafik kazasında öldüğünü, davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıklarını, asıl davada davacılardan Kumriye için 6.000.000.00 TL. talep edildiğini, yaptırılan bilirkişi incelemesinde 11.955.960.220 TL. destekten yoksun kaldığının hesaplandığını ileri sürerek, 3.000.000.000 TL. destek tazminatının temerrüt faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılardan D.S.İ. vekili, müvekkiline ait aracın sürücüsünün kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan Şeker Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada; tüm davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davada ise davacıların murisin desteğinden yoksun kaldıkları, ölüm nedeniyle derin acı ve elem çektikleri gerekçeleriyle, davalılardan Şeker Sigorta A.Ş hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 2.750.000.000 TL. tazminatın bu davalıdan tahsiline, D.S.İ. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 1.250.000.000 TL. manevi, davacılardan Kumriye için 1.494.495.027 TL., Fatma için 102.172.337 TL., Muhammet Ferit için 153.688.932 TL., Ümit için 205.200.235 TL., Zehra için 222.372.590 TL., Abdullah için 582.985.706 TL. destekten yoksun kalma tazminatının bu davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Kararı, birleşen davada davalılar Şeker Sigorta A.Ş. ve D.S.İ vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Şeker Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan D.S.İ. vekilinin temyiz istemine gelince; asıl dava haksız eyleme dayalı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat, birleşen dava ise destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili asıl davada, davalılar Şükrü Beşen, Mehmet Doğan ve Cemiloğlu Nakliyat A.Ş aleyhine açtığı dava ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak destek ve manevi tazminat talep etmiş, birleşen davada ise asıl davadaki bir kısım davalılar hakkındaki davadan harici tahsil nedeniyle feragat etmiş, geriye kalan 3.000.000.000 TL. destek tazminatının temerrüt faizi ile davalılar Şeker Sigorta A.Ş ve D.S.İ'den tahsilini istemiş, açılan bu davalar birleştirilmiştir.
Somut olayda, yargılama sonunda tek bir hüküm kurularak karar verilmiş ise de asıl ve birleşen davaların tahkikat aşaması ortak olmakla birlikte, birbirinden bağımsız olduğundan bu davalar birleşmekle bağımsızlığını kaybetmezler. Bu durumda, mahkemece, her dava ile ilgili ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, asıl davada yargılama yapılırken, harcı yatırılmadan, dahili dava dilekçesinin tebliği suretiyle, D.S.İ. davaya dahil edilmiş olup, mahkemece bu davalının da asıl davada sorumluluğuna karar verilmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, somut olayda olduğu gibi, ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu hallerde, bir dava açıldıktan sonra davalı tarafı değiştirmek ya da mevcut davalı taraf yanına bir başka davalı taraf ilave etmek, ıslahla dahi mümkün değildir. Usul yasamızda davanın nasıl açılacağı gösterilmiştir. Sorumlu olanlardan biri hakkında dava açıldıktan sonra diğer bir sorumlunun harcı yatırılmayan dilekçe ile dahili dava edilmesi ve hakkında hüküm tesis edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda, asıl davada dahili davalı gözüken D.S.İ. hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, bu davalı hakkında açılmış ve birleştirilmiş, müddeabihi 3.000.000.000 TL. destek tazminatı olan dava dahi dikkate alınmadan, manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
4- Kabule göre, davacı taraf, birleşen dava ile davalılardan D.S.İ'den sadece 3.000.000.000 TL. destek tazminatı talep etmiş olmasına rağmen, bu davalının asıl davada dava konusu olan manevi tazminattan da sorumlu tutulması, HUMK.nun 74 üncü madde hükmünün ihlali olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
5- Yine kabule göre, işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85 inci, sürücünün ise, BK.nun 41 inci vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacılara karşı BK.nun 51/1 inci ve 2918 sayılı KTK.nun 88/1 inci maddeleri uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Davacılar vekili, BK.nun 142/1 inci maddesi uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.
Somut olayda, davacı vekili, 09.04.2002 tarihli duruşmadaki imzalı beyanıyla asıl davadaki davalılardan Cemiloğlu Nakliyat A.Ş., 28.05.2004 tarihli duruşmada ise asıl davadaki davalılardan Şükrü Beşen hakkındaki davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, asıl ve birleşen davadaki davalılar arasında mecburi değil, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, anılan davalılar hakkındaki feragatin diğer davalıları etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulmak gerekir.
Mahkemece, feragatin sirayet edip etmeyeceği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalılardan Şeker Sigorta A.Ş vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4 ve 5 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, birleşen davanın davalısı D.S.İ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, dahili davalı Şeker Sigorta A.Ş.'den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden dahili davalı DSİ'ye iadesine, 25.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy