(1086 S. K. m. 388) (2918 S. K. m. 85, 92) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.11.2002 tarih ve 2000/380-2002/1170 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl davada davalıların malik ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın müvekkillerin murisinin bulunduğu araçla kaza yapması sonucu ölümüne neden olduğunu, maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, her bir davacı için 1 milyar TL manevi ve 100 milyon TL destekten yoksun kalma tazminatının, birleştirilen davasında ise davacı Ayfer için 19.694.572.990 TL, İrem için 2.958.369.276 TL ve Dilara için 3.249.387.029 TL destekten yoksun kalma tazminatının ise davalı araç malikinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranına göre ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat isteminin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı sürücünün meydana gelen kazada kusurlu olduğu, davacıların desteklerini kaybettikleri, manevi zararlarının doğduğu gerekçesiyle, davacı eş için %15 hakkaniyet indirimi yapılarak 16.825.387.041 TL, İrem için 3.058.369.276 TL ve Dilara için 3.349.387.028 TL maddi ve her biri için 1 milyar TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Ölüme neden olduğu ileri sürülen aracın trafik sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, asıl davada davalı gösterilmesine rağmen birleşen davada taraf değildir. Bağlantı bulunduğu gerekçesiyle ayrı ayrı açılan davalar birleştirilebilirlerse de bağımsız özelliklerini korurlar. Öte yandan, hüküm, ancak davanın tarafları için tesis edilir. Bu durum karşısında, taraf olmadığı halde HUMK. nun 388 inci maddesine aykırı şekilde birleşen davada davalı sigorta şirketi hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı sigorta şirketi, zarara neden olan aracın trafik sigortacısı olup, bu sigorta türüyle işletenin KTK.nun 85/1 inci maddesinde hükme bağlanan sorumluluğu sigorta örtüsüne alınmıştır. Ancak, anılan Yasa'nın 92 nci maddesi (f) bendi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3 üncü maddesi (e) bendi hükümlerinde işletenin sebep olduğu manevi zararların, anılan sigorta türünde teminat kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir. O halde, yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulması da yanlış olmuştur.
4- Öte yandan, davalı sigorta şirketi vekili, yargılama sırasında poliçe limitinin yargılama sırasında davacı tarafa ödendiğine dair temyiz dilekçesine Tazminat makbuzu ve ibraname başlıklı belge eklemiş, müvekkilinin bir sorumluluğunun kalmadığını açıklamıştır. Her ne kadar bu belge temyiz aşamasında ileri sürülmüş ise de ödemeye ilişkin olduğu için dikkate alınması gerekmiştir. Bu durum karşısında, davalı sigorta şirketinin sunmuş olduğu belgenin değerlendirilmesi için de kararın bozulması gerekmiştir.
5- Bozma neden ve şekline göre, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin faiz, vekalet ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden iadesine, 24.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy