(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275, 432, 433)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2002/1077-2004/619 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılardan İbrahim Atçı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekilinin, TTK.nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili ve katılma yolu ile davalılardan İbrahim Atçı vekilince temyiz edilmiştir.
1- HUMK.nun 433/2 nci maddesinde öngörülen katılma yoluyla temyiz 432 nci maddede öngörülen sürede temyiz isteminde bulunmamış olan tarafın, karşı tarafın temyizi üzerine, temyize cevap süresi içinde hükmü temyiz edebilme hakkını vermekte olup, temyize cevap içeren bir dilekçe ile bu hak kullanılabileceği gibi, temyize cevap içermeyen ve doğrudan temyiz istemini dile getiren bir dilekçe ile de kullanılması mümkündür.
Davalılardan İbrahim Atçı vekili, davacı vekilinin temyiz dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren 10 günlük süre geçtikten sonra, harcını yatırarak katılma yoluyla temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, bu davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, TTK.nun 1301 inci madde hükmüne dayalı kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı araca, davalıların işleten ve trafik sigortası olduğu aracın çarpması sonucunda hasarlandığını ileri sürerek, hasar bedelinin davalılardan tahsilini istemiştir.
Yargılama sonucunda, dinlenen tanık anlatımlarının çelişkili olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içindeki görgü ve tespit tutanağına göre, davalılara ait aracın sigortalı araca çarptığı belirtilmiştir.
Mahkemece, düzenlenen tutanak çerçevesinde, davalıya ait araç getirtilerek, sigorta dalında uzman olan ve hasardan anlayan yeni bir bilirkişinin bu aracı incelenmesi sağlanarak, davalıya ait araçta davacıya sigortalı araca çarpıp çarpmadığına ilişkin herhangi bir bulgunun bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin rapor düzenlemesi istenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan İbrahim Atçı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy