(1512 S. K. m. 162) (4721 S. K. m. 1007)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 14. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.11.2004 tarih ve 2001/132-2004/613 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan Ayhan Kayhan, Yaşar Yaran ve Doğan Yıldız ile ihbar olunan (müdahil) AİG Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.06.2006 günde davacı avukatı Faik Tanlık ile davalılardan Ayhan Kayhan avukatı M. Ahmet Kılıçoğlu ve diğer davalılardan Yaşar Yaran, Doğan Yıldız avukatı Haluk Nezihi Sancar ile ihbar olunan (müdahil) avukatı Taylan Acar gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, Bülent İpek isimli şahıs tarafından Maliye Hazinesi aleyhine satın aldığı üç adet dükkanın, sahte vekaletnameyle tapuda işlem yapıldığından bahisle tapu kaydının iptalinden dolayı açtığı davaların yapılan yargılamaları sonucunda, müvekkilince toplam (43.030.004.000) TL. ödenmek zorunda kalındığını, davaya konu sahte vekaletnamenin davalı noter katibi Doğan Yıldız tarafından hazırlanıp, noter başkatibi Yaşar Yaran'a imzalatıldığını Ayhan Kayhan'ın ise noter olup, Noterlik Kanunu'nun 162 nci maddesi uyarınca sorumlu olduğu Burhan Yıldırım'ın ise sahte vekaletnameyi düzenleten kişi olduğunu belirterek, toplam (43.889.140.000) TL.nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ayhan Kayhan, Yaşar Yaran ve Doğan Yıldız vekili, davalı Burhan Yıldırım'ın Noter'e üzerinde sahte düzenli olduğuna dair hiçbir emare bulunmayan fakat gerçekte kendisine ait olmayan kardeşi İzzet Yıldırım adına düzenli sahte kimliğin tam bir iğfal kabiliyetine haiz olduğu, bu nedenle noter çalışanlarının cezai ve hukuki sorumluluğundan söz edilemeyeceği, noterin işlem yapıldığı tarihte senelik izinde olduğu, davanın zamanaşımına uğradığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, olayda birinci derecede kusurun satış akdini gerçekleştiren tapu dairesinde bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Noter yanında davaya müdahale eden AİG Sigorta A.Ş. vekili, sahte nüfus cüzdanıyla düzenlenen vekaletname nedeniyle doğan zararla noterin kusursuz sorumluluğu arasındaki illiyet bağının kesildiği, talebin İçişleri Bakanlığı'na yöneltilmesinin gerektiğini, sahte nüfus cüzdanını noter düzenlemediğinden zararla noter işlemi arasında illiyet bağının mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Burhan Yıldırım, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, Noterlik Kanunu'nun 162 nci maddesi uyarınca noterin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, verilen zarardan noter ve çalışanlarının birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüyle, toplam (43.030.004.000) TL.nin davalılardan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Ayhan Kayhan, Yaşar Yaran, Doğan Yıldız ve müdahil AİG Sigorta A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı Noter'in olay tarihinde izinde olması Noterlik Kanunu'nun 162 nci maddesinden kaynaklanan kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak olmasına, davacı Hazine'nin ödeme yaptığı tarihler ile açılan dava tarihleri arasında bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış bulunmasına, AIG Sigorta A.Ş.nin davalı Noter yanında davaya fer'i müdahil olarak katılmış olmasına göre mümeyyiz davalılar vekili ve fer'i müdahil AIG Sigorta A.Ş. vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2- Dava, tapuda sahte vekaletname ile işlem yapılması sonucunda oluşan zararın kusursuz sorumluluk ilkesi gereği Hazine'ce ödenmesi nedeniyle ödenen tutarın davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir. Davacı Hazine ile davalı Noter Ayhan Kayhan'ın sorumlulukları TMK.nun 1007 nci ve Noterlik Kanunu'nun 162/1 inci maddesi gereğince kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumlulukta zarar gören kusuru isbat zorunda olmayıp, aksine kusursuz sorumlular olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlamak durumundadır. Kusursuz sorumluluğun tüm hallerinde uygun illiyet bağının, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru ile ya da zararın meydana gelmesinde öngörülemeyen bir halin bulunması ile kesileceği öğretide ve uygulamada kabul edilmektedir.
Somut olayda davalı Noter ve Noter çalışanları ile fer'i müdahil, müvekkil İzzet Yıldırım adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyeti bulunduğunu savundukları halde yerel mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. Bu itibarla bir yandan İzzet Yıldırım adına düzenlenmiş (053918) seri no'lu sahte nüfus cüzdanı getirtilerek gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak iğfal kabiliyeti olup olmadığı ve davalı Noter yönünden illiyet bağının kesilip kesilmediği hususu üzerinde durularak, öte yandan da müvekkil İzzet Yıldırım'ın 1926, vekil davalı Burhan Yıldırım'ın 1940 doğumlu olup aralarında 14 yaş farkı bulunduğu gözetildiğinde, Burhan'ın yaşı itibariyle olması gereken fiziki görünümüne Noter çalışanlarınca gereken dikkat ve ihtimamın gösterilmesi halinde sahteliğin fark edilip edilemeyeceği üzerinde de durulmak, bu yönde gerekli araştırma ve inceleme yapılarak olayda fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının olup olmadığı değerlendirilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme ile belirtilen şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mümeyyiz davalılar ile müdahil vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalılar ve müdahil, olayda Hazine'nin de kusurunun bulunduğunu savundukları halde yerel mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaması doğru bulunmamıştır. Bu itibarla olayın oluş şekli, dosyaya sunulan deliller ve yanların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek davacı Hazine'ye atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu belirtilen şekilde karar verilmiş olması nedeniyle müdahil ve mümeyyiz davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekili ile müdahil vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle mümeyyiz davalılar ve müdahil lehine BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak mümeyyiz davalılar ve müdahile verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy