(5846 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 440)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.10.2003 gün ve 2001/1369-2003/620 sayılı kararı bozan Daire'nin 23.12.2004 gün ve 2004/1809-2004/12760 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin daha önce koruma süreleri dolmuş olan 82 adet filmin yapımcısı olduğunu, FSEK.nda 4630 sayılı yasayla yapılan değişiklikle koruma sürelerinin 70 yıla çıkarıldığını, değişikliğin yürürlüğe girdiği 03.03.2001 tarihinden itibaren davacının yeniden mali haklara kavuştuğunu, aynı Yasa değişikliği ile sinema eseri yapımcılarına bağlantılı haklar tanığını, filmlerin VCD ve DVD haklarının davacı eser sahibinden hiç ayrılmadığını, değişiklik ile öngörülen yasal kopyaların 6 aylık elden çıkarma süresinin de dolduğunu ileri sürerek, koruma sürelerinin kanunla uzatılmasıyla oluşan mali haklarının eser sahibi olan davacıya ait olduğunun tespitine, davalının filmler üzerinden telif hakkı bulunduğunu iddia etmesinin haksız olduğunun tespiti ile muhtemel tecavüzünün önlenmesine, yapımcı sıfatıyla kazandığı bağlantılı hakların davacıya ait bulunduğunun tespitine, davalının bu konudaki muhtemel tecavüzünün men'ine, filmlerin DVD ve VCD formatlarında çoğaltılması ve her türlü pazarlanması haklarının davacıya ait olduğunun tespiti ile davalının bu konudaki muhtemel tecavüzünün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu filmlerin tüm haklarını dava dışı Uzkan Film Sanayii A.Ş.'den satın aldığını, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın, davacının 05.07.2002 dilekçesi ekindeki listede yer alan filmlerden 36 adedi ile ilgili olarak kabulüne dair verdiği kararının dairemizce bozulması üzerine, davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davada muhtemel tecavüzlerin men'i talebi bulunup tecavüz tehlikesinin devam ettiği sürece bu konudaki men davasında zamanaşımının cereyan etmesinin mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin HUMK.'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.'nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 22.90 YTL. karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 125.00 YTL. para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 06.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy