(5846 S. K. m. 42, 52)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2003 tarih ve 2002/96-2003/569 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.11.2005 gününde davalılardan Mesam avukatı Ajda Bilgehan ve davalı Müzik Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği avukatı Ahmet Aksu gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalılar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı hak izleme kuruluşlarından her ikisinin de, yurt dışındaki eser sahiplerinin kendilerine yetki verdiğini iddia ederek, müvekkili şirketten mekanik hak bedeli talep ettiklerini, bu şekilde eser adı, albüm adı ve şarkıcı adı aynı olan eserlere ilişkin davalılara yapılacak mükerrer ödemenin müvekkili şirketin mağduriyetine yol açacağını belirterek, davalı hak izleme kurumlarına yurt dışındaki eser sahiplerinin verdiği yetki belgelerinin ve eser listeleri celp edilerek, davalı kurumlarca aynı eserler için mekanik hak bedeli talep edilip, edilmediğinin ve aynı eserlere ilişkin hak bedeli talep edildiği tespit edildiğinde, bu aynı eserlere ilişkin hak talepçiliği yetkisinin davalı hak izleme kurumlarından hangisine verildiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı MESAM vekili, bir yabancı eserin eser sahibinin Türkiye'de haklarının korunmasını sağlamak için kendi ülkesinde bulunan telif kuruşunu ve bu telif kuruluşunun da toplu yetki verme hakkı olan telif kuruluşu aracılığı ile yada ikili anlaşma ile MESAM'ı yetkilendirmesinin gerektiğini, bu nedenle yabancı eserlerin yabancı ülke telif kuruluşları ile yapılan sözleşmeler çerçevesinde korunduğunu, MESAM'ın temsil ettiği yabancı müzik eserleri ve bunların hak sahiplerini tescil edilmiş CAE ve L bilgi bankaları aracılığı ile izlediğini, davaya konu eserlerin bir kısmının SGAE (İspanya Telif Birliği), SABAM (Belçika Telif Birliği), AEPI (Yunanistan Telif Birliği), SUISP (İsviçre Telif Birliği) adlı meslek birliklerine ait olup, bu birliklerin MESAM'la sözleşmelerinin olduğunu, bu eserlerin mekanik haklarının takip ve tahsilinin MESAM tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı MSG vekili, 04.12.2002 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarını içerir dilekçesinde, yurt dışındaki eser sahiplerinin mekanik (çoğaltma) haklarını bağlı oldukları editör firmalara devrettiklerini bu edisyon şirketlerine ait tüm mali hakların devir belgelerinin mevcut olduğunu, geriye dönük olarak mali hakların yurt dışında da devir belgelerinin araştırılmasının mevzuata ve uygulamaya uygun olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi asıl ve ek raporuna nazaran, davalı meslek birlikleri listelerinde yer alıp, bunların üzerinde temsil yetkilerinin olduklarını ileri sürdükleri eserlerden sadece ELENİ isimli eserin davalılardan MESAM meslek birliğinin yetkisi kapsamında korunmasının gerektiği, diğer 21 eser için davalıların yetki belgelerinin bu sonucu sağlamaya elverişli olmadığı gerekçesiyle, davaya konu eserlerden ELENİ adlı eserin temsil yetkisinin davalı MESAM'a aidiyetinin tespitine, diğer eserler yönünden her iki meslek kuruluşunun temsil yetkilerinin bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince ayrı, ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, davalı her iki meslek birliğinin de listede belirtilen müzik eserleri için yurt dışındaki eser sahipleri tarafından kendilerine yetki verildiğini ileri sürerek, davacı şirkette mekanik hak bedeli talep ettikleri, aynı müzik eserleri için her iki davalı meslek birliğine de mükerrer ödeme yapılmasının önlenmesi için, aynı eserler için yetkili meslek birliğinin davalılardan hangisini olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davalılardan Musiki Eseri Sahipler Grubu Meslek Birliği (MSG) vekili, yurt dışındaki musiki eseri sahiplerinin çoğaltma haklarının edisyon şirketlerine devredildiğini söz konusu edisyon şirketleri tarafından kendi ülkelerindeki meslek birliklerine devredilen mali hakların Türkiye'de davalı MSG'ye devredildiğini, yayımcı firmaların hak sahipliğini gösteren data kayıtlarının müvekkili merkezinde incelenebileceğini, diğer davalı MESAM ise, yabancı eserlerin Türkiye'de kullanılması konusunda çıkan uyuşmazlıkların Türk hukuk sistemine göre çözüleceğinin çok açık olduğunu, Türkiye'deki meslek birliklerinin yabancı eserlerle ilgili olarak Türkiye'de açtıkları davada mali hak sahibi olarak değil temsilci olarak hareket etmeleri nedeniyle FSEK 52. maddesi hükmünün katı bir şekilde uygulanmasının söz konusu olamayacağını, bu itibarla fichte international olarak adlandırılan bildirimlerin yeterli olduğunu, eser sahiplerinin kendi meslek birliklerine vermiş oldukları yetki belgelerinin sunulmuş olduğunu savunmuş, mahkemece alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarında özetle, uyuşmazlığa Türk Hukukunun uygulanmasının zorunlu olup, eser sahipleri ile yabancı meslek birliği arasındaki zincirleme devirlerde yer alan mali hak sahiplerinin/editörlerin saptanabilmesi için, eser sahipleri tarafından eserleri üzerindeki mali haklarını adı geçenlere FSEK'nun 52. maddesine uygun olarak devrettiklerini gösteren belgelerin ve yine söz konusu mali hak sahipleri veya editörlerin mali hakları yabancı uyruklu meslek birliğine devrettiklerini gösterir belgelerin ve yabancı meslek birlikleri tarafından davalı meslek birliklerine devre ilişkin imzalı yetki belgelerinin sunulamaması nedeniyle, ELENİ adlı eser dışında kalan eserler için hiçbir meslek birliğinin hakkı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olayda uyuşmazlığın çözümlenmesi, davalı meslek birliklerinin FSEK 42/son maddesi uyarınca eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin FSEK'le tanınmış haklarını Türkiye içerisinde takip yetkisine sahip olup olmadıklarının belirlenmesinde yatmaktadır. Dairemize intikal eden önceki dosyalardan bilindiği üzere, o dosyalardan alınan bilirkişi raporlarında yabancı meslek birlikleri ile Türk meslek birlikleri arasındaki sözleşmeler karşılıklı temsil ilişkisi olarak nitelendirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, aralarında yabancı eser sahiplerinin korunmasına ilişkin uluslar arası sistemi teknik açıdan inceleyebilecek bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişiler kurulundan rapor alınmak suretiyle, davalı meslek birliklerinin davaya konu eserler üzerinde hak takip yetkilerinin bulunup, bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 08.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy