(556 S. KHK. m. 14) (Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.12.2004 tarih ve 2003/245-2004/738 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Hong Kong'da mukim olup, elektrikli motor ve yedek parça üretimiyle iştigal ettiğini, ürünlerini Johnson markasıyla üretip, sattığını bu markayı ilk olarak 1987 tarihinde İngiltere'de kendi adına kayıt ettirdiğini, söz konusu markanın dünyanın bir çok ülkesinde müvekkili şirket adına kayıtlı olduğunu, bu markanın TPE nezdinde tescili için yapılan başvurunun aynı markanın davalı adına kayıtlı bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, davalının bu marka altında her hangi bir mal üretimi yapmadığını ve bu markanın davalı tarafından başka bir şekilde de kullanılmadığını, müvekkili adına kayıtlı markanın dünyaca tanınmış bir marka olduğunu, tanınmış markaların sahibinin izni olmaksızın tescilinin mümkün bulunmadığını, buna aykırı olarak davalı şirket adına yapılan tescilin terkini gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli Johnson markasının iptal ve terkinine, aynı markanın müvekkili şirket adına tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerinin gerçeklere ve 556 sayılı KHK'nin 14. maddesi koşullarına aykırı olduğunu, müvekkilinin markasını tescil ettirdiği günden beri saç kurutma makinesi, ütü ve benzeri küçük ev aletlerinde kullandığını, kullanmaya da devam ettiğini, davacının markasının tanınmış olmadığını, tanınmış marka iddiasına dayalı olarak dava açma süresinin tescilden itibaren beş yıl olduğunu, bu davada anılan sürenin geçtiğini, davacının iddialarının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalıya ait Johnson markasının tescil edilmiş olduğu ürünlerden saç kurutma makinesi ile ilgili olarak kullanıldığı anlaşıldığından bu ürün hariç markanın diğer ürünler yönünden hükümsüzlüğüne ve terkinine, davacının tescil isteminin TPE'nin davada hasım olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava, davalı adına tescilli bulunan Johnson markasının davalı tarafından kullanılmadığı ve bu markanın davacı adına yurt dışında tescilli bulunup, tanınmış marka olduğu iddialarına dayalı olarak davalı adına tescilli söz konusu markanın iptali ve terkini istemlerine ilişkindir. Açılan davada, davalı adına TPE Başkanlığı nezdinde tescilli bulunan Johnson ibareli markanın davalı tarafından beş yılı aşkın süredir kullanılmadığı ve bu markanın dünyanın pek çok ülkesinde davacı şirket adına tescilli olup, Paris Sözleşmesi'nin 1.mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış marka olduğu hususlarına dayanılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu, davalı adına tescilli bulunan markanın kullanılmadığı yönündeki iddia hakkında karar verilmesine rağmen davacının yurt dışında adına tescilli bu markanın dünya çapında tanınmış marka olduğu yönündeki iddiası hakkında olumlu veya olumsuz her hangi bir karar verilmemiştir. Oysa ki, davada bu hususun da ileri sürülmesine göre bu yöndeki iddianın da değerlendirilerek sonucuna göre davanın karara bağlanması gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy