(818 S. K. m. 84, 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Söke Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.02.2005 tarih ve 2004/172-2005/29 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı Bahriye Karagöz vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte devir yolu ile iki adet üyeliğinin bulunduğunu, davalının söz konusu üyelikler nedeniyle müvekkilinden sürekli olarak istemde bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava sırasında ödeme yapmak zorunda kalınması halinde davanın istirdat davası olarak devamına, ileride uyuşmazlık doğmaması için birleşik faiz ve BK. 84. maddesi uygulanamayacağına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, açtığı birleştirilen davada ise, Behiye Karagöz'ün kooperatifte devir yolu ile satın aldığı iki payının bulunduğunu, devir sırasında borçları olan bu paylar için devirden sonra da bazı aylara ait aidat borçlarının hiç ödenmediğini ya da zamanında ödenmediğini ileri sürerek paylara ait ana borçlar ve faizleri toplamı olan 7.017.915.000 TL nın faiziyle birlikte davalı Behiye Karagöz'den tahsilini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 283 ve 284 no'lu üyesi bulunan davacının her bir üyeliği için 886.198.449 TL aidat ve 62.532.666 TL faiz olmak üzere toplam 1.772.396.898 TL aidat ve 125.065.332 TL gecikme faizi borcunun bulunduğu, kooperatif genel kurulunda alınan karar gereği ödemelerin faiz ve ferilere sayılması kararının BK. 84. maddesine uygun olduğu, her iki hisse devri sırasında Aralık 1999 ayı aidatı hariç devrin borçsuz olarak yapıldığı gerekçesiyle açılan menfi tespit davasının reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile, toplam 1.772.396.898 TL aidat ve 125.065.332 TL %15 gecikme faizi uygulanarak birleşen dosya davalısı Behiye Karagöz'den tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-davalı Behiye Karagöz vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davacı Behiye Karagöz'ün davalı kooperatife 6.956.800.000 TL borcunun bulunmadığının tespiti, birleşen dava ise davacının aidat borcu ve faizlerinin tahsili istemine ilişkindir. Davacının devir yolu ile aldığı iki pay nedeniyle davalı kooperatifin üyesi olduğu hususlarında bir çekişme mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının bu paylarından kaynaklanan aidat ve faiz borcu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının her bir payı nedeniyle 886.198.449 TL aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle her bir üyelik için bu miktar ile bunlara isabet eden gecikme faizi borcu hüküm altına alınarak birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, kooperatif Behiye Karagöz'ün 283 ve 284 sıra numaralı paylara ilişkin ana para borcunun 30.11.2002 tarihi itibariyle 386.000.000 ve 100.000.000 TL olduğunu iddia etmiş bulunmasına göre, mahkemece her bir paya isabet eden aidat borcunun 886.198.449 TL olduğunun hüküm altına alınması HUMK. nun 74. maddesinde düzenlenen talepten fazlasına hüküm verilemeyeceği yönündeki temel ilkeye aykırılık oluşturduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekline göre de, birleşen davanın kısmen kabulü ile Behiye Karagöz'ün kooperatife kısmen borçlu olduğunun tespitine rağmen davacının açtığı borçlu olmadığı yönündeki menfi tespit davasının tamamen reddi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, Behiye Karagöz'ün devraldığı üyeliklere isabet eden borcunun yazılı deliller ve kayıtlara dayalı olarak belirlenmesi, temerrüde düşülen ana para borçlarına genel kurullarda karar altına alınan gecikme faizi borcunun uygulanması, Behiye Karagöz'ün ödemelerinin BK. 84. maddesi hükmü uyarınca borçlara mahsubu ve BK.nun 104/son maddesinde düzenlenen faize faiz yürütülmesi yasağına da uyulması suretiyle hesaplanması sonucu bulunan miktarın taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm altına alınarak birleşen dava yönünden hüküm oluşturulması, menfi tespit istemini içeren asıl davada ise borçlu olmadığı miktar belirlenerek bu miktar üzerinden hüküm kurulması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin haklılık oranına göre belirlenmesi gerekirken, kısmen borçlu olduğunun belirlenmesine rağmen yazılı şekilde menfi tespit isteminin tamamen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı Behiye Karagöz vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy