(6762 S. K. m. 551)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.10.2004 tarih ve 2003/804-2004/328 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğunu, müvekkilinin şirkete sokulmadığını, defter ve kayıtların inceletilmediğini, şirketin kasten zarara uğratıldığını, müvekkilinin hisselerini satmak istediğini bildirdiğinde diğer ortaklarında hisselerini satışa çıkararak şirketi feshetme iradesini gösterdiklerini, TTK. nun 551 inci maddedeki şartların gerçekleştiğini ileri sürerek, müvekkilinin hissesinin davalı şirketin gerçek mal varlığına nispetle haiz olduğu gerçek değer karşılığında davalı şirkete veya şirket ortaklarına devri ile pay bedelinin müvekkiline ödenmesine, karşılığında müvekkilinin şirketten çıkmasına, bu mümkün olmadığı taktirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yolsuzlukları nedeniyle 2000 yılında yönetim dışında bırakıldığını, davacının şirket kayıtlarını her zaman inceleyebildiğini, davacının hisselerini satmak için yaptığı bildirime olumlu yanıt verildiğini ancak davacının satışa yanaşmadığını, şirketin feshini gerektirecek bir durum bulunmadığını, şirket kayıtlarının incelenerek davacının hissesinin fiili değerinin belirlenmesinden ardından hisseyi devralmak isteyenlere devrinin sağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının dayandığı TTK. nun 551 inci maddesinin Limited Şirketler ile ilgili olduğu, bu maddenin A.Ş.lere uygulanamayacağı, şirketin feshi için ileri sürülen sebeplerin fesih sebebi olarak kanunda düzenlenmemiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy