(6762 S. K. m. 4) (4686 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.11.2004 tarih ve 2003/605-2004/1174 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin acentesi aracılığı ile davalı şirketin Fransa'dan ithal ettiği sera sistemlerinin Türkiye'ye taşınmasının gerçekleştirildiğini, emtianın dava dışı Arkas A.Ş.ne ait gemi ile Mersin limanına getirildiğini, burada 12 tıra yüklendiğini, ancak bu süreçte araç bekleme yüzünden müvekkili şirketin gemi sahibi şirkete 1.357 USD ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davaya konu uyuşmazlık, deniz taşıma sözleşmesine dayalı, taşıyıcı tarafından gemi sahibine ödenen demuraj (bekleme) ücretinin, taşıtan yük sahibinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesine eklenen fıkra ile iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. şeklinde düzenleme yapılmış olup, değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda, 19.07.2004 tarihli Olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiştir. Aynı husus 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararla bir kez daha vurgulanmış ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Mahkemelerin görevi, temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğinden, kararın görevsizlik kararı verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15 inci maddesinde, tahkim kararının iptalinin asliye hukuk mahkemesinden istenilebileceği belirtilmiş ise de Denizcilik İhtisas Mahkemesi de bu anlamda asliye hukuk mahkemesi olduğundan davaya bu mahkemece bakılacaktır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy