(CMR m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.12.2004 tarih ve 2004/157-2004/507 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından fuar amacı ile Türkiye'den İran'a gidiş dönüş taşıması üstlenilen müvekkiline nakliyat sigorta poliçesi ile makinelerin dönüşte tel toplama yeri, yine bir adet soğutucunun hasarlı, bir adet tüpünde kayıp olduğunun tespit edildiğini, hasarın taşıma kusurundan kaynaklandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 6.317.983.272. TL'nın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, sigortalı emtianın Tahran'daki fuarda sergilendiği, fuarın sona ermesi ile birlikte aynı araçla İstanbul'a geri getirildiği, İstanbul/Tahran taşımasında herhangi bir hasara uğramadığı, taşımanın niteliği itibariyle sigortalı emtianın fuar sonunda yine sağlam ve noksansız şekilde araca yüklenmiş olduğunun belgelendirilmesinin gerekli olduğu, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından emtianın hasarsız olarak araca yüklendiğinin kanıtlanamadığı, hasarın mevcut kanıtlar karşısında taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır.
Uyuşmazlık, hasardan ve kayıptan davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nin 17/1 inci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, sigortalı ve davalı nakliyeci yetkilisinin de katılımı ile düzenlenen 31.10.2003 tarihli tutanakta dava konusu edilen hasar ve kayıp açıkça belirtilerek ortaklaşa imza altına alınmış, davacı vekilince, gümrük yetkililerinin de katılımının da bulunduğu tutanaktaki imzanın davalıya ait olduğu ileri sürülmüş olup, davalı vekili ise, anılan tutanağın müvekkili şirketi bağlamayacağını, zira hasar tespitine ilişkin tutanağın davacının sigortalısı tarafından müvekkilinin gıyabında düzenlendiğini, nakliyeci altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını savunmuş, mahkemece belirtilen bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, gerektiğinde 31.10.2003 tarihli tutanak aslı ibraz ettirilerek, tutanağının davalı taşıyanı bağlayıp bağlamayacağı tartışılmak, davalı taşıyıcının temsilcisi sıfatı ile sürücünün katılımı ile imzalandığının tespiti halinde davalının sorumluluğu benimsenmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy