(5846 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.12.2004 tarih ve 2004/646-2004/390 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imtiyaz sahibi Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık San. Tic. A.Ş. olan Fono Açık Öğretim Kurumu tarafından basımı yapılan Adım Adım İngilizce adlı derginin diğer davalının imtiyaz sahibi olduğu Sabah gazetesi ile verildiğini, Adım Adım ibaresinin unvan olarak yıllarca müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, daha sonra da bu ibarenin müvekkili adına marka olarak tescil ettirildiğini, müvekkilinin bu marka ile kaynak ders kitapları yayınladığını, dolayısıyla bu markanın öğretmenler ve öğrenciler tarafından tanındığını, bu durumda davalılar tarafından basılıp, yayınlanan eserlerde müvekkili şirkete ait marka adının kullanılmasının hem marka hukukuna, hem de FSEK. nun 83 üncü maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin markası ve unvanı olan Adım Adım"ibaresinin davalılar tarafından kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bilgin Yayıncılık A.Ş. vekili, müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiştir.
Davalı Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının sahibi olduğu marka ile müvekkili şirketin imtiyaz hakkı sahibi olduğu mevkutenin ismi arasında iltibas bulunmadığını, davacı adına tescilli Adım Adım markasının yasaya aykırı olarak tescil edildiğini, bu ibarenin herkes tarafından bilinip, kullanıldığını; ayırt edici niteliği bulunmadığını, Adım Adım sözcüğünün müvekkili tarafından markasal olarak kullanılmayıp, vasıf bildirmek için kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markası ile davalının tescilsiz kullandığı işaretin ne biçim ne de bütünü itibariyle bıraktıkları etkinin benzer olmadığı, davalının kullandığı sözcüklerin davacı markasından farklı biçimde iyi niyet kurallarına uygun şekilde kullanılması karşısında davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davacı şirketin İngilizce üzerine yazılmış bir kitabının bulunmaması ve ortalama dikkate sahip alıcılardan hiç birinin davacı tarafından yayınlanmış bir kitabı almak isterken yanılarak davacı kitabı yerine davalı yayınlarının bir kitabını alması ihtimali bulunmadığından FSEK. nun 83 üncü maddesine aykırılığın da gerçekleşmediği, tarafların davaya konu ibareyi marka olarak değil, sundukları ürünün vasfını açıklamaya yönelik olarak kullandıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy