(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 409, 425) (7201 S. K. m. 10, 21, 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 16. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.01.2005 tarih ve 2004/114-2005/16 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Şeker Sigorta A.Ş. ve Satılmış İdareci vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının TTK. nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece, davalı Şeker Sigorta A.Ş hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılardan Şeker Sigorta A.Ş ve Satılmış İdareci vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Mahkemece davalı Şeker Sigorta A.Ş yönünden davanın takipsiz bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edildiğine, bu davalı yönünden üç aylık yasal süre dolduğunda HUMK. nun 409/5. göre ek bir kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinde, davalı sigorta şirketi yararına HUMK. nun 425. ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 8. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedileceğinin tabi bulunmasına göre, davalı Şeker Sigorta A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi hükmüne göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. Adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde ise tebligat, aynı Yasa'nın 35. maddesine göre yapılır. Başka bir ifade ile, 7201 sayılı Yasa'nın 35. maddesine göre tebligat yapılacak adrese, aynı Yasa'nın 10 ve 21. maddelerine göre, daha önce tebligat yapılamamış olması gerekmektedir.
Mahkemece, davalı Satılmış İdarecinin trafik kaydında yer alan Üreğil İstasyon Altı 11. Sokak No: 35/4 Mamak/Ankara adresine usulüne uygun tebligat çıkarılarak, bu adreste tebligat yapılamaması halinde, aynı adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre dava dilekçesinin tebliği gerekirken, davalının yeni tespit edilen adresine hiç tebligat çıkarılmadan, doğrudan trafik kaydındaki adresine 35. maddeye göre dava dilekçesinin tebliği ile, taraf teşkili sağlanmadan ve davalı tarafa savunma hakkı verilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı Satılmış İdarecinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Şeker Sigorta A.Ş vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Satılmış İdareci vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Satılmış İdareci yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Satılmış İdareci vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından davalı Şeker Sigorta A.Ş.'den başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Satılmış İdareci'ye iadesine, 25.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy