(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ordu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.01.2005 tarih ve 2004/344-2005/7 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın 29.4.2004 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını ancak davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 5.739.619.636.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün %74 promil alkollü olmasının kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığını, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kaza tarihinde davacı şirkete ait araç sürücüsünün trafik polisleri tarafından alkol muayenesinin yapıldığı ve 0.74 promil alkollü olduğunun tutanağa yazıldığı, ancak davacı sürücü tarafından tutanağın imzalanmadığı, itiraz etmesine rağmen en yakın polis kriminal laboratuarına veya sağlık kuruluşuna götürülerek rapor alınmadığı, sürücü belgesine el konulması ve verilen cezaya ilişkin işlemin de Ordu İdare Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile iptal edildiği, Ordu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin tespit dosyasında alınan hasara ilişkin bilirkişi raporu davalı sigortaya tebliğ edildiği halde süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında %74 promil alkollü olması nedeniyle hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını savunmuştur. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün salt alkollü olması veya alınan alkolün az yada çok olması yeterli bulunmayıp, alkol alımı ile olay arasındaki illiyet bağının nöroloji uzmanı bir hekim ile trafik uzmanının bulunacağı bilirkişi kurulu aracılığı ile araştırılması gerekmektedir.
O halde mahkemece yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılarak sigortalı araç sürücüsünün alkol almış bulunması nedeniyle kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde idari para cezası ve sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ilişkin işlemlerin iptaline dair idare mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek ve gerçek zarar bilirkişi incelemesiyle belirlenmeden eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy