(818 S. K. m. 113) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bolu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.02.2005 tarih ve 2004/279-2005/28 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı aleyhine girişilen kooperatif aidat borcunun tahsiline yönelik takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, açılan dava sonucunda itirazın iptaline karar verildiğini, anılan ilamın icra takip dosyasına ibrazından sonra takibe konu miktar yatırıldığını, ancak faiz isteminin yasa hükmü gereği aylık %20 ve halin icabından bu hususun anlaşılmasına, icra müdürlüğünce de bu yönde hesap tablosu düzenlenmesine rağmen, Bolu 2. İcra Tetkik Mercii Hakimliği'nin kararı ile faiz oranının %20 olarak hesaplanması yolunda karar verildiğini, oysa, aylık %20 faiz isteğini saklı tutuğumuzun kabulünün halin icabına uygun düştüğünü ileri sürerek, ana sözleşme uyarınca asıl alacağın aylık %20 faizi ile hesaplanacak 9.400.360.000.-TL'den icra dosyasına yapılan 1.955.000.000.-TL'nin mahsubundan sonra bakiye 7.445.360.000.-TL'nin aylık %20 faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, olayda BK.nun 113/2. maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, davacı tarafın önceden işleyen faizleri talep hakkını saklı tuttuğunun halin icabından neşet ettiğinin söylenemeyeceği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ödenen aidat borcunun bakiye temerrüt faizine ilişkin davacı kooperatifin başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
BK.nun 113/2 nci maddesine göre işlemiş faizleri talep hakkının saklı tutulduğu beyan edilmedikçe veya halin icabından anlaşılmış olmadıkça işlemiş faiz alacağı talep edilemez. Ancak, genel kurul kararında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesi halinde, BK.nun 113/2 nci maddesindeki halin icabı nedeniyle, alacaklının aidat aslını tahsil ederken temerrüt faizine ilişkin olarak bir çekince koymasına gerek olmadığının kabulü gerekir.
Somut olaya gelince, davacı tarafından davalı aleyhine kooperatif aidat borcunun tahsiline ilişkin olarak açılan o dava sonucunda itirazın iptaline karar verilmiş, icra müdürlüğünce %240 faize ilişkin hesap tablosu düzenlenmiş, ancak Bolu 2. İcra Tetkik Mercii Hakimliği'nin kararı ile faiz oranının %20 olarak hesaplanması gerektiği yolunda karar verilmiş, o ilamın icra takip dosyasına ibrazından sonra takibe konu miktar yatırılmış olup, davacı vekili iş bu davada, aylık %20 faiz isteğinin saklı tutulduğunu, bunun halin icabına uygun düştüğünü ileri sürmüş, davalı vekilleri davanın reddini savunmuş, mahkemece, olayda BK.nun 113/2 nci maddesindeki koşulların ve halin icabının gerçekleşmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı kooperatif ile davalı arasındaki ortaklık ilişkisi halen devam etmekte olup, davacı kooperatif tarafından kesin hesap çıkarılarak, davalıdan olan tüm alacağın tahsil edildiği iddiasında bulunulmadığı gibi, taraflar arasında devam eden ortaklık ilişkisi ve BK.nun 113/2 nci maddesinde belirtilen halin icabı dikkate alındığında, aidat alacağını tahsil eden davacı kooperatifin, bakiye işlemiş faiz alacağından vazgeçmediğinin kabul edilmesi ve davacının dayandığı ana sözleşeme ile genel kurul kararlarının ibraz ettirilerek incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy