(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 162)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Iğdır Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2004 tarih ve 2004/216-2004/172 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK. nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK. nun 1301 inci maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda dava dışı Fahri Yaşar'a ait aracın davacı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, bu aracın davalının idaresindeki araçla kaza yapması sonucu hasarlandığı, sigortalısının aracını tamir ettirerek sağlam şekilde teslim eden davacının, zarar sorumlusu olduğunu ileri sürdüğü davalıdan ödemiş olduğu meblağın tahsili amacıyla bu davayı açtığı uyuşmazlık konusu değildir.
Mahkemece, davacı tarafından sigortalı aracın onarımını yapan tamir servisine sadece 170.000.000. TL ödeme yapılmış olduğundan bahisle bu miktarın tahsiline karar verilmiştir. Kural olarak kasko sigorta poliçesi uyarınca sigortacı, diğer mal sigortalarında olduğu gibi aracın teminat kapsamında rizikolar nedeniyle zarar görmesi halinde ödeme yapmak zorundadır. Sigortacının, kanun, poliçe genel ve özel şartlarına aykırı bir ödeme (ex gratia) yapması halinde TTK. nun 1301 inci maddesi uyarınca halefiyet hakkını kazanması mümkün değildir. Ancak, uyuşmazlık konusu olayda 15.08.2001 tarihli teslim, ibra ve temlik belgesiyle davacı şirket, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı sigorta ettiren, kazayla ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durum karşısında davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. O halde, davacının temlik alan sıfatı ile sigortalı araçta gerçekleşen gerçek zararı isteme hakkı olduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy