(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 767) (818 S. K. m. 133)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2004/501 - 2004/1256 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan taşıma akdi gereği davalıya teslim edilen kolilerden birinin davalı tarafından yerine ulaştırılmadığını, müvekkili şirketin yaptığı başvurulara karşın davalının müvekkilini sürekli oyaladığını, çektiği ihtarnameye yanıt vermediğini, başlatılan icra takibine karşı da kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımadan kaynaklanan alacakların bir yılda zamanaşımına uğradığını, ayrıca davaya konu irsaliyeli faturanın taraflarına teslim edilmediğini, bu nedenle anılan faturaya dayalı olarak talepte bulunulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının TTK. 767 ve BK.nun 133 üncü maddeleri gereğince zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya teslim edilen kolilerden birinin yerine teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, teslim ettiği malın davalı tarafından yerine ulaştırılmadığını, teslim edilen kolinin davalının kusurlu ve özensiz davranışı nedeniyle kaybedildiğini iddia etmektedir. Mahkemece, davalının zamanaşımı def'inde bulunması nedeniyle TTK. nun 767/1 inci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan maddenin ilk fıkrasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bütün alacakların bir yılık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, aynı maddenin beşinci fıkrasında bu sürenin uygulanmayacağı haller sayılmış olup, bunların arasında taşıyıcının hile veya ağır kusurundan dolayı malın zayi olması hali de bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının teslimde bulunmasına rağmen taşıyıcının özensiz ve kusurlu davranışı sonucu teslime konu malın kaybedildiği yönündeki iddiasının TTK. nun 767/5 nci maddesinde belirtilen hal kapsamında bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, tarafların dayandıkları delillerin toplanarak, değerlendirilmesi suretiyle davaya konu olayın bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, anılan yön üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy