(6762 S. K. m. 644, 711)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.05.2003 tarih ve 1999/1449 - 2003/620 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu çekin ciro yolu ile müvekkili hamile geçtiğini, süresinde ibraz edilmesine rağmen çalıntı çek olduğu gerekçesiyle ödenmediğini ve halen alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek, 459.500.000 lira çek bedelinin TTK.nun 644. madde hükmü uyarınca, tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin müvekkilinden çalındığını, imzanın sahte olduğunu, TTK.nun 711. maddesine göre ödemeden men kararı alındığını ve sebepsiz zenginleşme olmadığını savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, çalınan çekler hakkında açılan ceza davasına davalının müdahil olması ve bu davada alınan raporda aynı anda çalınan üç adet çekteki imzaların sahte olduğunun anlaşılması, buna göre çeklerin keşidecisinin davalı olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 644. maddesi kapsamında, sebepsiz zenginleşme nedeniyle çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu çek ile aynı anda çalındığı iddia edilen çeklerden üç tanesi hakkında, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan imza incelemesinde, imzaların davalıya ait olmadığının belirlenmesi ve davalının bu davaya müdahil olması gerekçelerine dayalı olarak, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, çek üzerinde imza incelemesi yaptırılarak imzanın davalıya ait olup olmadığı araştırılmadan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, davanın açıldığı 17.12.1999 tarihinde, davacı Türk Ticaret Bankası A.Ş. harca tabi olduğu için karar ve ilam harcının 1\4'ü olarak, 4.135.500.TL peşin olarak alınmış ise de; yargılama sırasında, davacı bankanın yönetimi ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal etmiştir. 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda, hüküm tarihinden önce 4743 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ile yapılan değişikliğe göre, Fon'un devraldığı alacaklar ile ilgili davalar harca tabi değildir.
Bu durumda, karar ve ilam harcı, hüküm tarihindeki yasa hükümlerine tabi olduğundan, buna göre mahkemece, peşin harcın tamamının davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, aksine davacı bankadan bakiye harcın da tahsiline ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy