(6762 S. K. m. 56, 58) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.02.2005 tarih ve 2001/303 - 2005/94 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalıların değerli tablo alım satım işi ile uğraştığını, müvekkilinin Ressam Halil Paşa'ya ait yağlı boya bir tabloyu üçüncü bir kişiden satın alıp (175.000.000.000.-) TL bedelle satılmak üzere Maçka Mezat Sanat Galerisi'ne bıraktığını, davalıların da bu tablonun sahte olduğunu, davalılardan Selim'in Halil Paşa'nın torunu olduğunu söylemeleri üzerine müvekkiline ait hiçbir tablonun alıcı bulamadığını, anılan tablonun sahte olmayıp değerinin (400.000) ABD Doları civarında bulunduğunu ve halen satılamadığını, davalıların TTK. nun 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturan bu fiillere nedeniyle müvekkilinin anılan meblağ kadar zarara uğradığını, ayrıca davalıların yanıltıcı beyanları yüzünden müvekkilinin ticari itibarının sarsılıp güvenilmez bir iş adamı durumuna sokulduğunu ileri sürerek, şimdilik (200.000.000.000.-) TL maddi (30.000.000.000.-) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Kaya Şimşek'in davacı ile aynı işi yaptığını, dava konusu tabloyu daha önceki malikinin evinde görüp fiyatını fahiş bulduğu için almadığını, müvekkili Selim'in Halil Paşa'nın torunu olduğunu ve sadece dava konusu tablonun dedesine ait olup olamayacağı şüphesini açıkladığını, tablonun satılamamasının gerçek nedeninin fiyatının yüksekliği olduğunu, talebin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu tablonun orijinal olduğu, sahtelik iddialarının basına yansımasının müzayede de satılamamış olan tablonun alıcı bulmasına etki edebileceği, ancak davacının zararının varlığını ve miktarını kanıtlama yükümlülüğünün bulunduğu, anılan tablonun değerinin sahtelik iddialarından ne ölçüde etkilendiği ve zararın varlığı konusunda davacının hiçbir delil ibraz etmediği gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve iş bu davadaki maddi tazminat talebinin davalıların haksız fiilleri sonucu satılamayıp elde kaldığı iddia edilen tablo bedeline hasredilmiş bulunmasına, oysa tablo halen davacının elinde olup tekrar satılma olanağının mevcut olmasına, maddi tazminat talebinin bu niteliğine göre bu aşamada dinlenmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ile aynı alanda ve aynı yerde ticari faaliyette bulunan davalıların, sahte tablo sattığı isnadı nedeniyle, davacının ticari itibarının sarsıldığı anlaşılmaktadır. TTK. nun 58 nci maddesi haksız rekabet yönünden iktisadi menfaatleri bakımından zarar gören veya böyle bir tehlikeye uğrayan kimseye, BK.nun 49 uncu maddesindeki şartlar mevcutsa, manevi tazminat isteyebilmek hakkını tanımıştır. Somut olayda da mahkemece, TTK. nun 58/e maddesi uyarınca davacı yararına uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy