(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bozyaka Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.05.2004 tarih ve 2002/15-2004/71 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken istifa ettiğinin yapılan uyarılara rağmen kooperatif tarafından müvekkiline ödediği aidat paralarının iade edilmediğini, yürütülen icra takibine karşı da itirazda bulunulduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip tarihinde doğmuş bir alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 2.218.881.730.TL.lık kısmının iptaline, takibin devamına, asıl alacak miktarı olan bu miktara takip tarihi olan 14.2.2001 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden çıkma payının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif vekilince, takip tarihinde muaccel olmuş bir alacağın bulunmadığı savunulmuştur. Ancak, bu savunmaya dayanak yapılan 02.04.2000 tarihli genel kurulda, toplantının 8. maddesinde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/2. maddesi kapsamında bir erteleme kararı alınmamıştır. Esasen, buna göre dava konusu alacak, anılan yasanın 17/1. maddesi gereği, davacının istifa ettiği tarihten sonra yapılan ve yukarıda anılan genel kurulun bir ay sonrasında, 03.05.2000 tarihinde muaccel olmuştur. Temerrüt faizinin de buna göre belirlenmesi gereklidir. Bu durumda, mahkemece öngörülen temerrüt faizinin başlangıç tarihi doğru değil ise de bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
O halde, davalı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 90.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy