(6762 S. K. m. 341)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.10.2004 tarih ve 2002/1185-2004/1038 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde hem genel kurul kararına aykırı ve hem de kooperatifin zararına olacak şekilde boş dükkanların satışından dolayı müvekkili kooperatifi 93.963-USD. zarara uğrattıklarını ileri sürerek, bu meblağın -TL- karşılığının davalılardan temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, TTK. nun 341. maddesi hükmü koşullarının oluşmadığını, genel kurul kararına uygun hareket edildiğini, kooperatife zarar verilmeyip aksine kazandırıldığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanana kanıtlar ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, davanın görülebilmesi için yasal önkoşulların tamamlandığı, davalılara yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları dönemde 18.02.2001 tarihli genel kurulda boş modüllerin en az 30.000-USD. bedel ile satılması konusunda yetki verildiği, bu kararın alınmasında 3 gün sonra dolar kurundaki ani artış nedeni ile davalıların satışı belirlenenden daha düşük bedellerle yaptıkları, ancak kooperatifin ağır borç yükü altında bulunduğu, satışlarında 18.02.2001 günlü USD- kurunun esas alındığı, yani o tarih itibariyle USD. karşılığı TL. üzerinden belirlenen fiyatların üzerinden satış yapıldığı, kooperatifin mali durumu ve faizli borçları nedeni ile bu satışların yapılarak borç ödemede kullanılmasının zorunlu olduğu, davacı kooperatifin bu satışlardan gerçekte bir zararının bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatife ait taşınmazları genel kurul kararına aykırı şekilde düşük bedelle satmalarından dolayı meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacı kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların meydana geldiği iddia edilen zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, yapılan satışlardan davacı kooperatifin gerçekte bir zararının bulunmadığı sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Somut olayda, davacı kooperatifin 2000 yılına ilişkin 18.02.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında, gündemin 6 ncı maddesi ile yönetim kurulu boş modüllerinin beherinin asgari 30.000-USD. karşılığı satılması konusunda yetkili kılınmış olmasına rağmen, yönetim kurulunca, belirlenen miktar yerine 3. Blok 20 nolu dükkan 14.682-USD, 8. Blok 21 nolu dükkan 16.962-USD, 10. Blok 5 nolu dükkan 13.745-USD, 13. Blok 5 nolu dükkan 19.562- USD, 13. Blok 21-23 nolu dükkanlar (çift modül) 34.988-USD ve 15. Blok 21 nolu dükkan ise 16.098-USD.na satılmıştır.
Şu halde, yukarıda anılan genel kurul toplantısında, dava konusu edilen modüllerin boş olarak satışı konusunda modüllerin beherinin asgari değeri salt döviz cinsinden belirlenerek yönetim kuruluna yetki verilmiş bulunmasına, esasında verilen bu yetki de -TL-nın döviz karşısında değer kaybetmesinin de gözetilmiş olduğunun kabulünün gerekmesine, kaldı ki, döviz kurundaki ani değişiklik sonucu davacı kooperatif genel kuruldan değer hususunda yeni bir karar alınıp yönetimin bu konuda yetkili kılınmamış olmasının yanında, döviz kurundaki değişikliğe ilişkin olarak da verilen yetki de ayrık bir düzenlemenin bulunmamasına göre, yönetim kurulunun en yetkili organ olan genel kurulun açık iradesine açıkça aykırı biçimde yapılan satışların varlığı gözetilmeksizin mahkemece, yetersiz bilirkişi raporu dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy