(818 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.11.2004 tarih ve 2004/123-2004/306 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete ticari paket sigorta poliçesiyle sigortalı işyerinde 04.11.2003 tarihinde meydana gelen yangın sonucu fabrikanın içindekilerle birlikte yandığını, yaptırılan tespitte belirlenen emtia, demirbaş, makine, bina, enkaz kaldırma, iş durması ve enflasyon farkından doğan toplam zarar çok daha fazla olduğu halde davalı şirket tarafından sadece 41.800.000.000. TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin zor durumda olması nedeniyle parayı almak için ibraname imzalamak zorunda kaldığını, ibraname üzerine ihtirazi kayıt konulmasına izin verilmediği için noterden gönderdiği ihtarname ile iradesi dışında ibraname imzaladığını tespit ettirerek bu kayıt ile ödemeyi kabul edip ibraname imzaladığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.000.000. TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, poliçede bina hasarı için teminat verilmediğini, ekspertiz raporuyla belirlenen diğer hasarların davacıya ödenerek ibraname alındığını, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, ihtirazi kayıt konulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, yangın nedeniyle meydana gelen ve ekspertiz raporuyla belirlenen hasar bedelinin tamamının davadan önce 05.03.2004 tarihinde davalı tarafından davacıya ödendiği, aynı tarihli ibraname kapsamına göre hasar bedelini alan davacı şirketin davalıyı her türlü borçtan ve taahhütlerden şartsız ve kesin olarak gayrikabili rücu şekilde ibra ettiği, her ne kadar davacı ibranın tazyik altında olduğunun noter ihtarı ile belgelendiğini belirterek bu davayı açmış ise de ibranamenin iptaline ilişkin bir dava mevcut olmadığı ve ihtirazi kayıt konmadan davalıdan hasar bedeli tahsil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari paket sigorta poliçesine dayalı bakiye alacak istemine ilişkin olup davacı vekili müvekkilinin yangın nedeniyle meydana gelen zararı çok daha fazla olduğu halde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yetersiz ödemeyi zor durumda olduğu için aldığını, ibraname üzerine ihtirazi kayıt konulmasına izin verilmediği için (davalıya hitaben) fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu ve zor durumda olunması nedeniyle ibranamenin imzalanacağına dair kayıtları içeren 05.03.2004 tarihli ihtarnamenin ibranamenin imzalanmasından önce noterde tanzim edildiğini belirterek bu davayı açmıştır. Mahkemece ekspertiz raporuyla belirlenen hasar bedelinin tamamının davacıya davadan önce 5.3.2004 tarihinde ödendiği, davacının davalı şirketi ibra ettiği, ibranamenin iptaline ilişkin bir dava olmadığı ve ihtirazi kayıt konulmadan hasar bedelinin tahsil edildiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. İhtirazi kaydı ve gabin nedeniyle ibraname imzalanmasının söz konusu olduğunu belirten ihtarname ve ibranamenin aynı tarihli olması, akabinde bu davanın açılmış olması, davacının davalıyı ibra iradesinin olmadığını göstermiş olmakla bu davanın aynı zamanda ibranamenin iptali istemini de içerdiğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle davacının gerçek zararı bilirkişi incelemesiyle tespit edilerek varlığı iddia edilen gabinin şartlarının olayda mevcut olup olmadığı, davacının bakiye zararı bulunup bulunmadığı kararda tartışılıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle ve eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy