(1086 S. K. m. 76, 275) (2709 S. K. m. 90) (CMR m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.12.2004 tarih ve 2002/399-2004/467 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı ham petrol emtiasının davalıların sürücüsü ve maliki bulunduğu araçla taşınması sırasında hasar gördüğünü, sigorta tazminatının ödendiğin, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 2.908.00 USD'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya sigortalı ham petrol emtiasının davalıların taşıması sırasında sürücünün tam kusuruyla hasar gördüğü, rücu koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2908 USD'nin faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamı ve taşıma senedi içeriğinden anlaşılacağı üzere davacı nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın, davalı tarafından Irak'tan Türkiye'ye taşınması sırasında hasar gördüğü hususu çekişmesizdir. Dava konusu taşıma, uluslararası nitelik taşımaktadır. Karayolu ile milletlerarası taşımacılıkta yeknesak bir düzenleme oluşturmak amacıyla düzenlenen Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'ne (CMR) Türkiye'de 14.12.1993 gün ve 21788 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 3939 Sayılı Yasa ile katılmayı kabul etmiştir. CMR'nin kapsamını belirleyen 1 inci maddesi uyarınca bu sözleşme, yükleme ve teslim için belirlenen yerin en az birisi akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgah ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacaktır. Anılan sözleşme, Anayasamızın 90 ıncı maddesi uyarınca milli hukukumuzun bir parçası haline gelmiş durumdadır. Yargıç, HUMK. nun 76 ncı maddesi uyarınca CMR hükümlerini kendiliğinden öncelikle uygulamak zorundadır. Bu sözleşmede taşıyıcı sıfatı, tarafların hak ve sorumlulukları farklı hükümlere tabi tutulmuştur. Somut olayda anılan sözleşme hükümleri dikkate alınmadan davalı taşıyıcının sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, davalı İdris Kaya taşımanın yapıldığı aracın sürücüsü konumunda olup, taşıyıcı sıfatı bulunmamaktadır. Zarar, taşımanın yapıldığı aracın ön lastiğinin patlaması nedeniyle tek taraflı meydana kaza sonucu ham petrolün tamamının zayi olması şeklinde meydana gelmiştir. Bu durum karşısında, anılan davalının sorumluluğunun haksız fiil hükümlerine tabi olduğu açıktır. Lastik patlaması, bakım kusurunu oluşturur. Motorlu aracın bakımı ise, esasen işletenine aittir. Ancak, sürücünün de aracı kullanmaya başlamadan önce yola ve yüke elverişli olup olmaması bakımından lastik ve diğer aksamları bakımından genel bir kontrol yükümlülüğü mevcuttur. Davalı sürücü bakımından bahse konu yönler dikkate alınmadan karar verilmesi de yanlış olmuştur. O halde, mahkemece, aralarında taşıma hukukçusu ile trafik kazalarında uzman makine mühendisinin bulunduğu uzman bilirkişi kurulundan açıklanan hususlar dahilinde rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy