(2675 S. K. m. 32)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.05.2004 tarih ve 2004/75-2004/221 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait geminin davalı şirketçe gerçekleştirilen tahliye işlemleri sırasında hasara uğradığını ileri sürerek, şimdilik (1.000.000.000) TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, tahliye sırasında gereken tüm önlemleri almayan davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, (1.000.000.000) TL.'nin 16.07.2003 tespit tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - MÖHUK. 32/1. maddesi uyarınca Türk mahkemelerinde dava açan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadırlar. Bu zorunluluğun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Ancak, yabancı davacının mensup olduğu devlet ile Türkiye arasında teminat göstermekten muafiyet hakkında bir anlaşma varsa mahkeme, yabancı davacıyı teminat göstermekten muaf tutmak zorundadır.
Somut olayda ise, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının mensup olduğu devlet belirlenememektedir. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca, davacının teminat göstermek zorunda olup olmadığı konusu değerlendirilmeden, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 - Bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy