(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.02.2004 tarih ve 2002/301 - 2004/70 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, sigortalının iddiasına bağlı ve gıyabi olarak oluşturulan evrak dışında olayın belirtilen şekilde gerçekleştiği yönünde delil olmadığı ve davacı sigortalısının karakoldaki ifadesinde açıkça davacı ve şikayetçi olmadığını ifade ettiği, şikayete bağlı fiil hakkında şahsi haklar saklı tutulmadan yapılan vazgeçme ile dava hakkının düşeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı kaza tarihinde karakolda verdiği ifadesinde, hayvancılıkla uğraştığını, olayı araç sahibi Gökmen T.'un evine gelerek ineğine çarptığını söylemesiyle öğrendiğini, hayvanında herhangi bir yara ve bere olmadığını, olayın kaza olması nedeniyle kimseden şikayetçi olmadığını belirterek kazaya sebebiyet veren hayvanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Ekspertiz raporunda, görgü ve tespit tutanağında, bilirkişi raporunda kazanın ineğin ani olarak caddeye çıkması yüzünden meydana geldiği belirtilmiştir. Dosyadaki deliller kazanın oluş şekli hakkında yeterli bilgi verdiği halde olayın belirtilen şekilde gerçekleştiği yönünde delil bulunmadığına ilişkin gerekçe doğru görülmemiş, davacı sigortalısı Gökmen T.'un karakoldaki ifadesindeki şikayetçi ve davacı olmadığına dair beyanının cezai takibat yapılmamasına yönelik olarak kabul edilmesi gerekirken dava hakkının düştüğünün kabul edilmesi de isabetsiz olmuştur. Bu nedenle dosyadaki deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmadığından, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy